banner877

30.08.2021, 08:55 567

Anne

Kızının öğrencisi olduğu lisede hizmetli olarak işe başladığında sevinci ve hüznü birlikte yaşıyordu içinde. Kızı henüz üç yaşındayken onu tek başına büyütmek zorunda kalmıştı. Yıllarca boynu bükük kalmasın diye didinip durmuş kimseye el açmaması için gecesini gündüzüne katmıştı.

Ayşe durumdan haberi olmayan kızı Aleyna ile akşam yemeği için sofraya oturduğunda biraz tedirgin bir ses tonu ile seslendi kızına:

Ayşe: Aleyna!

Aleyna: Efendim!

Ayşe: İş buldum…

Aleyna: (Sevinçle) Çok güzel! Ayy anne! Şu geçen gün vitrinde gördüğüm kıyafeti alırız di mi?

Ayşe: (Gülümser) Tabi kızım! İlk maaşımı alır almaz hem de…

Aleyna: Cansın can! Seni çok seviyorum anne!

Gözlerindeki neşeye zeval gelmesin diye “Ben de seni seviyorum canım kızım!” demeyle yetindi o akşam.

Ertesi gün sabahın nurunda uyanıp birlikte kahvaltı yaptıktan sonra yola koyuldular. Aleyna’nın sağ eli annesinin sol koluna dolanık vaziyette sürdürdüler yürüyüşlerini. Okulun bahçe kapısına geldiklerinde Aleyna annesinin yanağına öpücük kondurup vedalaşacakken tuttu kolundan:

Ayşe: Şey kızım! Yeni işim senin okulunda… Temizlik görevlisi olarak işe aldılar… (Kızının bakışlarından alınmış bir şekilde) Bakma öyle yavrum! İstersen okula ayrı gelir; eve ayrı döneriz. Konuşmam senle. Birbirimizi hiç tanımıyormuş gibi yaparız… Bana sesleneceğin vakit “Ayşe abla ya da teyze” diyebilirsin... Senin arkadaşlarının yanında mahcup düşmeni istemem… O güzel yüzüne hüzün çökerse dayanamam ben… Valla başka yerde iş bulabilseydim oraya giderdim… Ama zor… Sen de biliyorsun… Hayat zor… İş bulmak zor… Çalışmak zor… Her şey zor işte… Anlaştık mı? Ben alınmam… Yeter ki sen kimsenin karşısında boyun bükme!

Ne Aleyna bir şey diyebildi ne de Ayşe sürdürebildi konuşmasını… Sarılmayı istemekle sarılmaya temkinli yaklaşmak arasında gidip gelen duygular eşliğinde okulun bahçesine doğru ilerlediler.

Ders boyunca derin düşüncelere dalmış vaziyette sessizce durdu Aleyna. Öğretmenin ve derse katılan arkadaşlarının konuşmaları anlamsız sesler biçiminde yankılandı kulaklarında; ama zihninde herhangi bir anlama kavuşamadı.

İlk teneffüste sınıftan dışarı çıkmadı. İkinci teneffüste hızlıca tuvalete gidip sınıfa geri döndü. Ayşe ise bir yandan temizlik işlerini yapıyor diğer yandan gözüne ilişen gözlerden Aleyna’nın bakışlarıymış misali ürkekçe kaçıyordu.

Üçüncü teneffüs sırasında koridorda yerleri paspaslarken tüm sesleri sessizliğe gömen bir ses duydu. Kalbine ani bir ok saplanmış gibi cız etti yüreği. Dönüp bakmak istedi; fakat dönüp de bakmadı. Başka bir kız başka bir anneye sesleniyordur diye düşündü. Paspas elinde yerleri daha hızlı silmeye başladı.

Duymadı diye zannedince Aleyna, daha gür sesle “Anne!” diye seslendi ve yanına koştu. Kendisine dönmeye çekinen annesine kollarını doladı arkadan. Kadın dönüp sarıldı kızına. Yıllardır yaşamın zorluklarına direnen gözlerden akan yaşların ıslattığı yanaklarına öpücükler kondurdu Aleyna. İçten söylediği “anne” sözcüğünün sıcaklığı sardı tüm koridoru. Yürek ısıtan bu ifadeyi birkaç kere tekrarladıktan sonra diz çöküp ellerine sarıldı... Ayşe utangaç bir edayla kızını doğrultup ayağa kaldırdı. Sarılıp ağlaştılar beraber…

Kaç insan tanıdım bu sese hasret… Kaç insan var dilinde bu sözcük pelesenk… Kaç kişinin boğazında düğüm halde… Kaç insanın yüreğinde kor… Her kalbe girer de her kalpten çıkmaz bir kelime bu…

Kaç evlat tanıdım ben “anne” demeye aç… Kaç anne tanıdım evladın sesine susamış… Bir sözcükten öte anlamların sahibi “anne”’nin yankılandığı havalar, geçmişe ah çeken insanların özlemlerinde…

Kaç çocuk var bu topraklarda “anne” demeye hevesli… Kaç kadın var yeryüzünde “anne” diye yükselen her sesle yüreği cız eden… Her söylendiğinde üstüne alınan ve her duyduğunda bu sesi kendi çocuğunu anımsayan kaç anne var…

Kaç evlada takıldı gözlerim “anne” diye haykırmak isteyip yutkunmak zorunda kalan… Seslendiğinde duyacağı anlarda bu sözcüğü az kullanmanın pişmanlığını dost edinmiş kaç evlada ilişti bu gözler… Kaç anne gördü gözlerim duymak ister de o ses gelmez artık…

Söylendiğinde işitene de söyleyene de şifa etkisi yapan ve tüm dertlerini silip süpüren “anne”’nin iksirine muhtaç kaç insan tanıdım ben... Dünleri gözyaşlarıyla yâd eden insanlar tanıdım…

Ne yüreklerde ukde kaldı bu sözcük… Ne anlarda sessizliğin gürültüsüne hapsoldu da çıkmadı dışarı… Söylenmesi gereken zamanlarda başka başka meselelerin gölgesinde sırasını bekledi de sıra ona gelmedi.

Yazın serinlik, kışın sıcaklık verecek ölçüde zamana ve mekâna göre etkisi değişen güzellikte “anne”, muhatabı kadının kırık kalbine duyarsız, kaç evladın ağzına sakız oldu. Hak ettiği itibarı görmediği kaç kalpte boynu bükük kaldı…

Sonraları oluşacak derin sızının timsali bu sözcüğün değerini geç kavrayan kaç evladın dizlerini dövüşlerine şahitlik ettim… Kaç annenin her gün “anne” diye sayıklayan çocukların rüyalarında var olup gerçekte yok oluşlarına şahit oldum… Kaç çocuğun kurbeti bekleyen gözlerinde gözyaşı olup aktı her bir “anne”…

Ne zaman bir kadın görse “anne” diyesi gelen çocuk… Ne zaman bir çocuğa baksa anne olası gelen ne kadınlar gördüm… Bir de tüm bu imkânlar elindeyken değer bilmeyen, “anne” demeyi, anne olmayı sanki hiç bitmeyecek yarınlara erteleyen ne insanlar gördüm ben…

Suyla eş değer özellikte “anne”’ye muhtaç kaç insan tanıdım… Eksikliğini iliklerine kadar hissettiği anlarda hayata yenik düşen… Kaç insan tanıdım ben annesizliğin çölünde ne seraplar gören. Kaç kadın geçti bilinç sahnemden içinde “anne” diye seslenen çocuk seslerinin yer aldığı sanrılara dalan…      

Ne o günler kaldı geriye ne de o günlerin kıymetini bilenler… Geriye “anne” diyecek muhatap bulamayan evlatlar, bir de bu sözcüğü duymak isteyip de duyamayanlar kaldı. Başka başka yerlerde farklı insanların acılarına tuz oldu serpildi… Herkes dünün özlemini yoldaş edindi. Meçhule giden yolda yalnız kaldı.      

Yazarın yeni çıkan romanı ‘Gerçek Sanrı’ adlı kitabı internette tüm kitapçılarda.

Instagram: @yakupyasar11

  

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
12°
açık
Namaz Vakti 18 Ekim 2021
İmsak 05:23
Güneş 06:42
Öğle 12:39
İkindi 15:53
Akşam 18:27
Yatsı 19:41

Gelişmelerden Haberdar Olun

@