GÜÇLÜ BİREYİN İLK ADIMI: ÖZERKLEŞME

Sevgili okuyucularım, bu seferki yazımda artık okullarımız ve içerisinde bulunduğum üniversite eğitimi bildiğiniz gibi örgün olarak başladı. O yüzden sizlere en çok da üniversite öğrencilerinin yaşadığı sorunlardan bir tanesi olan "özerklik" sorununa değineceğim. Özerklik problemi aslında neden en çok üniversite öğrencileri için bir sorun teşkil ediyor bunlara bakalım:

Özerklik, kavram olarak kendi başına hareket edebilme; aileden daha bağımsız olabilmedir. Bu kavramı elde edebilmek tabii ki de zordur. Çünkü bireylerin kendi isteklerine yönelik hareket edebilme yeteneği, aileden bağımsızlaşması, yeterli duygusal olgunluğa erişebilmesi, toplumsal değerlerden bağımsızlaşması ve belli ideolojilerin edinilmesi bir süreçtedir. Bu süreç hepimizin bildiği gibi ergenlikte başlayan "Kendim yapabilirim, ben de bir bireyim"le başlayıp süreç olarak daha ilerilere taşınır. Aslında ergenlik döneminde özerkliği elde etmeyi çok isteriz ancak özerkliğimizi engelleyen birçok problemle karşılaşırız: Bunlardan bir tanesi ailenin yaşayış biçimi, sosyal ortam ve ekonomik özgürlüğümüzü elimizde tutamamamızdır. Ergenlik sürecinden hemen sonra gelen üniversite hayatı problemlerinden birisi olarak ele aldım. Üniversite eğitimine başlayan birey aslına kendi özerkliğini kendi hayatını kendine göre düzenlemek ister. Kendisinin belli bir yaşa ve düşünce tarzına ulaştığını ailesine göstermeye çalışır. Maalesef ki toplumun yaşayış tarzı, ailenin bakış açısı bu duruma biraz ket vurur. Çünkü maddi imkânını kendi elinde bulunduramayan üniversite öğrencisi ailesine bu konularda bağımlıdır.

Bizlerin "beliren yetişkinlik" dediğimiz kavram işte tam da burada ortaya çıkmaktadır. Aslında yaş olarak belirli bir olgunluğa ulaşmış bizler kendi karar verme kabiliyetimize tam anlamıyla erişemediğimiz bir süreçtir. Bu yüzden de kararlarına son noktayı aileler koyar.

Biraz da toplumumuzun yaşam biçimine göre ele alalım. Maddi özgürlüğümüzü elimize aldık ancak hala anne babamızın genç ve deneyimsiz gördüğü önemli kararlarda onlara danışmamızı istediği küçük yavrularıyız. Bu işte toplumsal grup normuna açık olmamızın ve ne kadar büyürsek büyüyelim bireyselleşme veya özerkleşme dediğimiz kavrama ne kadar uğraşırsak uğraşalım toplumumuzun grup normuna uygun hareket etme davranışından kaçamayacağımızın açık bir göstergesi. Önceki yazılarımda toplumsal grubun yararları ve zararlarına değinmiştim.

Özerklik kavramı aslında doğru kullanıldığı zaman bizlere birçok faydası var. Çünkü bireysel açıdan hareket edebilmemizi , kendimize inanmayı ve özgüven sahibi olmamızı çok güzel destekleyen bir kavramdır. Herkes şunun hazzını çok güzel bilir değil mi ?  Ailesinin çevresinin yardımı olmaksızın bir işi kendi başına halletmenin , bir başarıyı kendi emeğinle elde etmenin o tarifsiz zevkini... En çok da bunlar değerli olur ve kaybetmekten endişe duyarız. Çünkü elde ederken zorlukları ve çileyi sonuna kadar yaşamışızdır. İşte bu yüzdendir ki değerli okuyucularım ebeveynler çocuklarına bireyselleşmesi ve özerkleşmesi için alan tanımalı . Siz her an , her saniye onların yanında olamayacaksınız. Siz olmadığınız zaman o çocukların kendi yaşamlarında ne kadar çok bocalayacağını bir düşünün . Aslında siz onun yanındayken bocalaması ve bocaladığı zamanda müdahale edebilmeniz daha mantıklı değil mi ? Siz yokken bocalayan o çok sevdiğiniz evladınıza yardım edebilme şansınız olmayacak ve keşke ben varken bocalasaydı o zaman elinden tutardım diyeceksiniz.

Kısacası özerkleşmeye çalışalım. Çünkü her insan tek doğar ve tek ölür. Çevresinde binlerce insan olan kişi bile maalesef ki o binlerce kişi arasında günün sonunda kendisiyle yapayalnız kalır. Bu yüzden insanlara kendi yapabileceklerini, kendilerini keşfedip kendi iç sesleriyle yüzleşmelerini sağlamalıyız. Eğer bu yüzleşmeyi ne kadar erken sağlarsak o kişi hayatta her daim güçlü , yılmayan birisi haline gelir . Her zorluğa göğüs geren "balsa ağacı" gibi olmalıyız . Sizlere balsa ağacından bahsetmek istiyorum balsa ağacı dünyanın en dayanıklı ağaçlarında birisi olarak gösterilmiş. Bu ağaç çok dayanıklı olmasına rağmen çok kolay işlenebilen muazzam bir ağaç türüdür. Bizlerde aynı balsa ağacı gibi dayanıklı olabilmek ama doğru gördüğümüz ve ihtiyacımız doğrultusunda şekil almamızı kolaylaştırmak için özerklik kavramına çok ihtiyacımız var.

Sayın okuyucularım lütfen kendimize ve çevremize özerklik konusunda biraz fazlaca şans verelim.