banner491

Ahmet Talat Duru Vefat Etti

Duru Ailesinin ve Karaman'ın acı günü. Karaman bir değerini daha kaybetti

Ahmet Talat Duru Vefat Etti

Duru Ailesinin ve Karaman'ın acı günü. Karaman bir değerini daha kaybetti

24 Aralık 2017 Pazar 15:24
4843 Okunma
Ahmet Talat Duru Vefat Etti

Karaman'ın tanınmış ailelerinden olan, Berrin, Ziya ve Rıza Duru'nun babaları,tarihçi, şair, araştırmacı yazar Ahmet Talat Duru Ahmet Talat Duru (86) tedavi gördüğü Ankara'da vefat etti.

2 hafta önce Ankara'da kalp ameliyatı olan Duru, tedavi gördüğü hastanede vefat etti. Duru'nun cenazesi 25.12.2017 (Pazartesi) günü öğle namazı akabinde Musalla'da kılınacak cenaze namazı sonrası defnedilecek.

Karaman Gündem Gazetesi olarak merhuma rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabırlar dileriz.

Ahmet Talat Duru Kimdir?

O, esnaf, tüccar ve araştırmacı yazar.

Yunus Emre Tekkesi son şeyhinin torunudur.  Babası Şeyhzade Ziya’dır.

1931 yılında Yunus Emre Tekkesi’nin yüz metre kuzeyinde, Hacı Molla Çıkmazı’ndaki bir evde doğdu. 1943 yılında ilkokuldan mezun oldu.

Babasının da yönlendirmesi ile çok erken yaşta iş hayatına atıldı. İlk işi Taşkale köyünde süt kâtipliği oldu. Daha sonra babasının yanında bulgurculuğa başladı. Yozgat ve civarından buğday toplayıp bulgur kaynatarak Karaman’a getirdi.  Yozgat’ta bir çarşı gezisi sırasında Türk ve dünya klasikleri ile tanıştı. Bir sergiden aldığı dünya ve Türk-İslam klasikleri, onun okuma zevkini geliştirdi. Bundan sonra hayatının tamamını kapsayan tarihi ve kültürel araştırmaların temeli de böylece atılmış oldu.

Askerlik dönüşü yaklaşık yirmi beş sene işleteceği manifatura dükkanı; Ahmet Talat Duru’nun tarih ve kültüre olan ilgisinden dolayı tarih ve kültür meraklılarının uğrak merkezi haline geldi.

1977 yılında manifaturacılığa başladı ve Duru Ekmek Fabrikası’nı on yıl kadar işlettikten sonra Karaman’ın ilk bilezik atölyesini açtı. 2010 yılında geçirdiği kalp ameliyatı sonrasında kuyumculuğa ve iş hayatına son verdi.

Yaşamını sonuna kadar Atatürk Parkı yanındaki iş yerinde günlerini geçirmekte; burada okuma, araştırma, inceleme ve yazma çalışmalarına devam ederken kendisini yalnız bırakmayan misafirlerini ağırlamaktaydı.

Ahmet Talat Duru’nun asıl tanınma sebebi araştırmacı yazarlığıdır. Dünya ve Türk-İslam klasikleri ile tanışması, onun tarih ve edebiyata olan düşkünlüğünü tetiklemiştir. Babası Ziya Duru’nun Yunus Emre Camii Haziresi’ndeki mezarları ziyareti sırasında, soylarının Yunus Emre’ye dayandığını sürekli vurgulaması; onun geçmişe dönük merakını kamçılayarak araştırmacılığa yöneltmiştir. Bu konudaki görüşlerini şöyle açıklamaktadır:

“Babam Ziya Efendi, çocukluğumuzda kardeşim Ali ile beni sık sık Yunus Emre Camii’nin haziresine götürürdü. Burada dedelerimizin ve akrabalarımızın yattığını söyler, devamında Fatiha okurduk.

Yunus Emre’nin soyundan gelmiş olmamız ve Yunus Emre’nin hayatındaki belirsizlikler, benim içime ateş düşürdü. Kendimde hep Yunus Emre adına bir şeyler yapma mecburiyeti hissettim. Böylece geçmişe dönük araştırmalarım başladı.”

1970’li yıllar Ahmet Talat Duru’nun sorumluluk aldığı yıllar olmuştur. Elde ettiği birikim ve tecrübelerini yerel gazetelere yansıtmaya başlamıştır. İlk yazıları, Karaman’da Uyanış Gazetesi’nde yayımlanmıştır. 50 yaşından sonra Osmanlıca öğrenmiştir. İlk kitabı “Yunus Şeyhliği” uzun araştırmalar neticesinde 1993 yılında basılmıştır.

Bundan sonra kitap ve yazı çalışmaları bir arada devam etmiştir. Ve kırk yılı aşkın bir süredir halen dergi ve gazetelere, Karaman, Yunus Emre, genel tarih ve siyaset konularında yazı yazmaktadır.

Bu arada şiiri de ilgi duymuş, hissettiklerini şiirler halinde yazıya da dökmüştür.

“Bir bir geçiyor ömrümden

Gidip de gelmeyen günlerim

Görünüyor bir sihirli tülden

 Sevinçlerim kederlerim

            Pazara çıkıyorum sabah

Kolumda ufak sepetim

Şimdi şadırvan önündeyiz

Babamın parmağında elim

            Annemin dizinde ufaklık

Masal dinleyip de bir bölüm

Uyuyakalmış yarıda

İşte o çocuk benim

Demiryolu yatağım

Kırklareli’de yorganım dilim dilim

Ayak ucumda uyuyor

Tekir benekli kedim

Meğer hatıra olmuş bir bir

Acı tatlı seyrettiğim

Perdeleri çektim tülün üstüne

Fazla dayanamadı yüreğim” diye anlatıyor Anılar adlı şiirinde yaşanmışlıklarını…

Son Güncelleme: 24.12.2017 20:05
Yorumlar