banner877

06.09.2021, 09:01 421

NAZİFE TEYZE

On adet 99’luk namaz tespihinin bileşeninden oluşan 999’luk zikir tespihiyle göz kamaştırıyordu Nazife Teyze. 80 yaşına attığı demir 90’ına da göz kırpıyordu. Sürekli “Bir ayağım çukurda!” dese de diğer ayağıyla ölüme meydan okuyan bir duruşu vardı.

Yalnız yaşadığı dairesinin yer aldığı sitede gün boyu çok insanla konuşur; her konuştuğu insana o an orada olmayan insanlardan o gün kurban olarak seçtiklerinin gıybetini yapardı. B Blokta oturan birine A blokta oturan başka biri ile ilgili dert yanar; gıyabında söylenir dururdu.

Kendisini dinleyen kişi başka bir gün başka bir muhabbetin konusu olacağından habersiz heyecanla kulak kesilirdi.

Nazife Teyze: A Blokta 4. Katta oturan Kamuran yok mu?

Dinleyici: Hangi Kamuran?

Nazife Teyze: Ha işte o Kamuran… Her akşam bir torba dolusu ekmeği çöp kutusunun kenarına bırakır. Yazıktır yahu… İsraftır… Kocaman göbeği olmuş… Yemiş şişmiş… Usanmamış gene yemiş şişmiş… Bu kadar fazla ekmeği niye alır ki insan… Yiyemediğini çöpe atıyor…

Dinleyici: …..

Nazife Teyze: Sekizinci kattan Şukufe’nin kızı Şeyma burnuna havuç sokup video çekiyormuş. “İnternete yükleyip meşhur olacam!” diyip duruyormuş. Dördüncü katta Hilmi Bey var ya! Kulağına pekmez sürüp karısına emdiriyormuş.

Dinleyici: Yeter artık ama teyze!

Nazife Teyze: Ben de öyle dedim oğlum. Valla duyunca midem kalktı. Daha pekmez yemiyorum artık.

Dinleyici: Ben sana yeter artık diyorum teyzeciğim. Bırak kim ne yaparsa yapsın.

Nazife Teyze: Olur mu oğlum bıraksak bugün kulağına pekmez süren yarın ne yapmaz.

Konuşurken kendisini dinleyen birinin onun sözlerini tasdik etmekten başka ihtimalinin olmayışı elini daha da güçlü kılıyordu. Yöneticiye kapı görevlisini, kapı görevlisine yöneticiyi, site dışından gelen misafirine tüm siteyi şikâyet edip duruyordu.

Evliler de onun 999 taneli tespihinden arta kalan zamanlarda ihmal etmediği gıybetlerinden nasibini alıyordu.

Nazife Teyze: Kocan nerde kızım?

Kadın Dinleyici: Nerde olsun teyzem. Evde. Dinleniyor. Gece vardiyasındaydı.

Nazife Teyze: Amaan! Gece vardiyası da neymiş! Malak gibi uzansın sen de gün boyu ev işi, çocuk, yemek, bulaşık ömür tüket. Ne yapıyor ki iş yerinde Allaha sen! Bizim zamanın beyleri öyle miydi? Her iş gelirdi ellerinden… Her iş… Bu zamanın erkeklerinden bi halt olmaz. Hadım edilmiş sığır gibi hepsi…

Her ne kadar söylediklerini yaşlılığın verdiği çocuksuluğa bağlasa da kadın, akşam eve gittiğinde olmadık bir anda patlar; tüm günün yorgunluğunun acısını eşinden çıkarırdı. Evlerinin içinde kadının sesini anlık yükseltmesiyle başlayan iki aşığın atışması kulağa hoş gelmeyen sözlerin havada uçuştuğu sözlü meydan muharebesine dönerdi. Nazife Teyze ise bir ayağı çukurda oluşuna umarsız diğer ayağının sağlığına dua eder halde tespih çekmekle eşlik ederdi aynı akşamın düellosuna.

Başka bir gün daha önce karısına çekiştirdi adamla rastlaşır; ona eşinin gıyabında dert yanardı.

Nazife Teyze: Nasılsın oğlum?

Erkek Dinleyici: Nasıl olalım teyze! Şükür!

Nazife Teyze: Hanımın ne yapıyor?

Erkek Dinleyici: …..

Nazife Teyze: Konuşsana oğlum! Dilini mi yuttun?

Erkek Dinleyici: Zikir nasıl gidiyor?

Nazife Teyze: Bırak zikri şimdi… Hanımın nerde?

Erkek Dinleyici: …..

Nazife Teyze: Ayyyhh! Yemedik hanımını! Seni tembihledi değil mi? Onun sözünün dışına çıkamıyorsun! Şimdi ki kadınlar ağa… Vallahi… Bizim zamanımızda öyle miydi? Herif herifliğini kadın kadınlığını bilirdi… Ben kocamın yanında tek laf etmezdim. Ne dese susardım. “Haklıdır. Bir bildiği var!” derdim. Şimdi öyle mi? Ah ah… Dünya tersine dönmüş. Kadınlar herif, herifler kadın olmuş… Ama ne yapacaksın oğlum! Çoluk çocuk var… Sabret boş ver… “He!” de geç…

Erkek Dinleyici: Neye “He!” diyeyim teyze? Bir şey demedim ki ben…

Nazife Teyze: Ben seni anladım oğlum. Anladım. Bizim zamanımızda makine mi vardı! Her şeyi kendi ellerimizlen yapardık. Şimdikiler pamuk şeker mübarek. Dokunsan eriyecek sanki. Tüm işi makineler yapıyor. Yok oram ağrıyo… Yok buram ağrıyo… Yok duvarlar üstüme üstüme geliyo… Yok modum düşük… O neyse artık… Boş ver oğlum boş ver… Ses etme…   

Erkek Dinleyici: Teyzeciğim ben ses etmiyorum ki zaten!

Nazife Teyze: Çok mu korkuyorsun oğlum?

Nazife Teyze’yi gıybetten alıkoyacak tek güç ezan sesinde gizliydi. Ezan sesini duyar duymaz doğruldu.

Nazife Teyze: Ben gidiyim… İkindi okunacak. Namazımı kılayım.

Gitti. Abdestini tazeledi. İkindi namazını kıldıktan sonra 441. sırada bıraktığı zikrine kaldığı yerden devam etti. Zikrinin 777. adetine geldiği sırada ezan vaktine yakın karısını kötülediği adam başka bir gün sorun olarak görmeyeceği bir sebepten ötürü karısı ile söz dalaşına girmişti.

Sırf konuşma anında vakit geçsin diye yapılan dedikodular, gıybetler, anlık tat veren insan çekiştirmeler kapalı kapılar ardında patlayan bombaların fitiline ateş oldu. Kalpler kırıldı. İnsanlar normal zamanda normal görecekleri şeyleri önceden başkası tarafından yakılan fitilin ateşleyicisi olarak görme yanılgısına düştüler.

Kırılan kalpler belki onarıldı; ama eski sağlamlığına hiçbir zaman kavuşamadı. Yama ile yapıştırılan kalplerdeki çatlaktan akıp gitti sevgiler. O gün o an mesele çözüldü sanılsa da zamanla gıdım gıdım eksildi güzel duygular. Çatlak kalpte küçük oluklardan boşalıp dışa aktı.

Her şey kimsenin önem vermediği anlık zaman geçirme etkinliğine kurban seçilen kişinin dedikodu sofrasına meze edildiği gün oldu aslında. Sonra yaşanan her şey o gün o masada oldu.

Gün boyu 999 defa tekrar edip diline pelesenk ettiği zikirlerin muhatabı Allah’ın “Kalp kırmak Kâbe’yi yıkmaktan daha fenadır!” sözünden bihaber sürdürdü yaşamını. Musalla taşına konduğunda onu tanıyan kimsenin iştirak etmediği cenaze namazını o gün orada bulunan kalabalıktan birkaç kişi kıldı. İmamın “Merhumeyi nasıl bilirdiniz?” sorusu birbirine “Tanımıyorum ki!” dercesine bakan insanların tek söz etmeyişinde sessizce cevapsız kaldı.        

Yazarın yeni çıkan romanı ‘Gerçek Sanrı’ adlı kitabı internette tüm kitapçılarda.

Instagram: @yakupyasar11

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
Namaz Vakti 23 Ekim 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@