ON SEKİZ KELEBEK

Doktor Sadık Ahmet İlkokulu’nda görev yapan Karaman’ın eniştesi, çok kıymetli öğretmenimiz Burhanettin Saygılı, bir Kayserili olmasına rağmen Karaman aşığıdır, sevdalısıdır kendisi. Hemşerilik ceketini çıkartmış canı gönülden Karaman için ne yapabilirim diye düşünen fedakâr öğretmenimiz. Acaba bir Karamanlı olarak kaçımız, Karaman için bir şeyler yapmak için çabaladık ve başardık. Ama bunu bir Kayserili olarak Burhanettin öğretmen başardı. Karaman’ı ve kaybolmaya yüz tutmuş kültürel değerlerimiz için kolları sıvadı ve belki küçük olabilir ama kendisinin de dile getirdiği gibi Karaman için küçük bir iz bırakabilir miyiz diyerek çıktığı bu yol, bence örnek olabilecek büyük bir projenin temellerini oluşturacaktır.

Benim Karaman’ı tanıtmak için 70 bin erenle çıktığım yola Burhanettin öğretmenimiz on sekiz kelebekle çıktı. Ne mi yaptı…

Burhanettin öğretmenimiz, öğrenci-öğretmen-veli üçgenini bir araya getirerek adeta bir kaynakçı ustası gibi bu üçgene kaynak attı. Öğrencilerinin velileriyle birlikte kaybolmaya yüz tutmuş kültürel değerlerimizi canlandırdılar, canlandırmakla kalmadılar derleyerek kitap haline getirdiler. Kitapta anlatılanlar unutmamamız gereken ve çocuklarımıza aktaracağımız bizim özümüz, bizim ruhumuz, bizim değerlerimizdir. Sizler var olun bu kitaba emek veren güzel insanlar. Öğretmenimiz, kitabın ismine de “Velilerden İnciler” adını koymakla bizlere ne kadar ince ruhlu bir insan olduğunu kanıtladı. On sekiz kelebekten ilham alarak, alel acele velilerini gecenin bir yarısı okula toplayan ve projesini anlatarak onlara bir hikâyenin, anının nasıl yazılacağı hakkında kısa bir eğitim veren öğretmenimizin anlattıkları velilerimizden takdir gördü ve hepsinin içinde olan fakat uyandırılmayı bekleyen duygular bir anda gözlerinin önüne geliverdi. Hepsi heyecanlanmıştı, birçoğu sabaha kadar uyuyamamıştı. Çünkü yapmak isteyip de dünya meşguliyetinden yapamadıkları fırsatı Burhanettin öğretmen kucaklarına bırakmıştı. İçlerinden kimi belki yazar olmak istemişti, kimi belki unutamadığı bir anısını anlatmak istiyordu fakat anlatamıyordu… Bu fırsat ellerine geçmişti bir kere. Hemen kolları sıvadılar, o heyecanla acaba hangi anımızı yazsak diye düşündüler, hayatın cilvesinde o kadar çok şey yaşamışlardı ki hepsinin de anılarında ayrı bir yeri vardı ve kıymetliydi. Tesirinde kaldıkları bir anılarını öğretmenlerinden aldıkları kısa bir eğitimle hemen yazmaya başladılar. Ortaya o kadar güzel şeyler çıkmıştı ki geciktirmeden heyecanla öğretmenlerine verdiler. Burhanettin öğretmene yazılarını verirken gözleri ışıldıyordu. Yazıları toplayan öğretmenimiz bunları özveriyle derledi. Projenin başından beri haberdar olan bir önceki Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Mevlüt Kuntoğlu hem bir anısıyla hem de kitap basım aşamasında desteklerini esirgemeyerek bu çorbada tuzu bulundu. Ortaya Velilerden İnciler adlı bir kültür eseri çıktı.

Bu proje, Türkiye sınırları içerisinde bütün okullarda bütün öğretmenler tarafından yapılmalı ve bölgesel olarak derlenerek kitap haline getirilmeli, çoğaltılmalı ve yayılmalı. İnanın yukarda da söylediğim gibi bütün velilerimiz sanki böyle bir şey bekliyormuşçasına ilgi ve alaka göstererek ortaya çok güzel bir “Türk Kültür Arşivi” hazinesi çıkacaktır. Bu aşamada Milli Eğitim Müdürümüz Sayın Mehmet Çalışkan’a çok iş düşüyor. Velilerden İnciler projesini, bir Karaman projesi olarak Bakanlığa aktarmalı ve tüm Türkiye de uygulanması sağlanmalı.

Burhanettin öğretmen hem eniştemiz olarak hem de Karaman’a katmış olduğun değerlere istinaden sen artık Kayserili değilsin, sen artık bir Karamanlısın. Teşekkürler öğretmenin.

Bu yazımızda da kamu spotumuzu yapalım. “Karamanlı olup ta taşın altına elini koymayanlar, Karamanlı olup ta bir şeyler yapmaya çalışan fakat elinden tutulmayanlar…  Karamanlı olmayıp (bana göre esas Karamanlı, Karaman’a hizmet edendir), canı gönülden fedakârca Karaman için çalışan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Sayın Kemal Önder Demirkollu’ya, Sayın Burhanettin Saygılı öğretmenimize ve bütün Karaman sevdalılarına, gönül dostlarına selam olsun…”