banner851

banner590

30.03.2021, 07:50 487

Öykü ile Ömer 

Hafif bir meltem esintisinde seyre daldılar gün batımını. Öykü baharda en çok günün o ânını severdi. Ömer her gün o saatte onu evinden alır günün en güzel ânını birlikte izlemek için her zaman gittikleri yere götürürdü.

Tekerlekli sandalyesinde varlığını hissetmediği ayakları hariç bedeninin tüm hücreleri ile büyük bir haz duyarak bakardı o güne veda eden güneşe. Karanlıkla aydınlık arasında bir yerde hüzünlü bir kayboluş filmini izler izlenimi verirdi ona. Öykü kendi halini güneşin o gözyaşını çağıran sessiz gidişine benzetirdi.

Her gün batımında o güne iç burukluğu ile “Güle güle!” der ve yeni güne daha parlak doğmak için yumardı gözlerini. Olmadı. Olmuyordu. Her uyanışında yeni bir güne, gene aynı hissiz ayaklarla merhaba demek zorunda kalırdı düş kırıklığına.

___ Yürümenin nasıl bir şey olduğunu öğrenebilecek miyim sence?

Ömer, Öykü’nün günbatımını seyrederken gözlerinde oluşan parlaklıkta düşlere dalmış;  sorduğu soruyu duymamıştı. Aynı soruyu birkaç kere tekrarladı. Son soruşunda ses tonunu hafif yükseltip eliyle dürtünce irkildi Ömer.

___ Efendim! Ne oldu?

___ Sana bir soru sordum.

___ Soru mu? Duymadım. Özür dilerim. Sorun neydi?

___ Boş ver!

___ Gerçekten duymadım. Gözlerine bakarken dalmışım. Sor hadi!

Öykü yanaklarında oluşan utangaçlıkla karışık kırmızımsılığın da etkisiyle tebessüm etti. Tamam sormayım. Öyle aslında cevabını bildiğim bir soru. İşte ara ara sorasım gelir. Sonra buz gibi gerçekler suratıma soğukluğunu çarpar; donar kalırım.

___ Öykü o kadar güzel gözlerin var o kadar güzel gülümsüyorsun ki seni üzen şeyleri düşünmesen…

___ Nasıl düşünmeyeyim! Baksana halime!

___ Ne var halinde? Ayaklarını mı diyorsun? Yanındayım işte. Birlikte nereye istersen oraya gideriz. Nerede istersen orada dururuz. Ayaklarım ayakların olur senin. İkimize de yeter. Merak etme. Gerekirse kendim için kullanmam; senin istediğin yerlere gideriz. Sadece sen istediğinde hareket eder bu ayaklar. Emrine amade olurlar. Yeter ki o güzel gözlerine içimi sızlatan yaşlar girmesin. Gülümseyişini bir hüzün bölmesin. Lütfen.

___ Neden Ömer?

___ Çünkü ben bir tek o gözlerde güzel görüyorum kendimi. Senin tebessümünde saklı benim gerçek mutluluğum. Her gün buraya sen gün batımını izlemek için gelirken; ben gün batımını izleyişini seyretmek için geliyorum. Hayatımın en güzel ânı bu an biliyor musun? Ben seni sırtımda taşırım Öykü; fakat senin mutsuzluğunun ağırlığını kaldıramam. Altında ezilirim. Herkesin sevinçle anlattığı bir öyküsü var şu hayatta. Benim öyküm de mutlulukla dolsun istiyorum. Engel olma buna…

___  Bana acı…

___ Yemin ederim acımıyorum. Neden acıyayım! Ayaklarının eksikliğini yaşıyorsun diye neden acıyayım! Etrafta yürek eksikliğini, vicdan eksikliğini yaşayan yığınla insan var. Asıl engelli onlar… Asıl engelli benim… Sen tebessümünle hayat saçıyorsun etrafa… Bana… Ben seninle seviyorum yaşamayı. İçinde sen olduğun için mutluyum şu hayatta. Senin gözlerinde seviyorum kendimi. Senin kadar güzel sevemiyorum bir karıncayı… Senin kadar güzel seyredemiyorum gün batımını… Senin tebessümün kadar güzel olmuyor gülümsemem… Hangimiz gerçekten engelliyiz sence? Yapma böyle. N’olur! Hem bak cennette bir ceylan gibi sekip oradan oraya hoplayıp zıplayacaksın. O sonsuzlukta ayakların bir saniye bile durmayacak.

___ Cennete gideceğim kesinmiş gibi konuşuyorsun!

___ Kesin değil; ama cennete en yakın olanlardan birisin. “Bu dünya imtihan dünyası!” derdi dedem. Sen bu zorluğa sabredersen cennetin en güzel yerinde belki de peygamberimize komşu olacaksın. Ben ne yapacağım? Bu ayaklarımın hesabını Allah’a nasıl vereceğim? Her adımın hesabını…

___ Çok iyisin Ömer! Sana teşek…

___ Asıl ben sana teşekkür ederim. Benim sana senin bana olduğundan daha çok ihtiyacım var.

___ Bir daha sözümü yarıda kesersen…

___ Tamam tamam kızma!

___ Bak gene yarıda kestin!

Beraber kahkaha attılar. Güneş batma ânının son demlerindeydi. Baharın serinliğinde yağmur çiselemeye başladı hafif hafif. Bir yağmur damlası Öykü’nün yanağına kondu. Daha önce gözünün hemen altında gözyaşının nöbet tuttuğu o yerde durdu. Gülüşerek “Güle güle!” dediler o güne veda etmekte olan güneşe…        

Yazarın yeni çıkan romanı ‘Gerçek Sanrı’ adlı kitabı internette tüm kitapçılarda

Instagram: @yakupyasar11

    

      

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 12 Nisan 2021
İmsak 04:46
Güneş 06:10
Öğle 12:53
İkindi 16:32
Akşam 19:26
Yatsı 20:45

Gelişmelerden Haberdar Olun

@