banner491

Karamollaoğlu, Meşalelerle Karşılandı

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, niye bu memleketin dertlerini gündeme getirip tartışmıyorsunuz da ne zaman olacağı belli olmayan seçim ittifakları için şimdiden ülkeyi ayağa kaldırmaya çalışıyorsunuz’’ dedi.

Karamollaoğlu, Meşalelerle Karşılandı

Saadet Partisi (SP) Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, niye bu memleketin dertlerini gündeme getirip tartışmıyorsunuz da ne zaman olacağı belli olmayan seçim ittifakları için şimdiden ülkeyi ayağa kaldırmaya çalışıyorsunuz’’ dedi.

10 Mart 2018 Cumartesi 14:50
5077 Okunma
Karamollaoğlu, Meşalelerle Karşılandı

Partisinin 6. Olağan İl Kongresine katılmak üzere Karaman’a gelen Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, kongreni yapılacağı Yunus Emre Konferans Salonu önünde partililer tarafından meşalelerle karşılandı.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu burada yaptığı konuşmada, “Ülkemiz oldukça karışık bir dönemden geçiyor. Bundan dolayı da neredeyse şundan emin olun ki ülkenin meseleleriyle ilgili konuları gündeme getirirken neredeyse midemize bir acı saplanıyor. Hangi kesimle konuşsak, ister gençler, ister hanımlar, ister esnaf, ister çiftçi, memurlar, sanayiciler kiminle ülke meselelerini görüşmeye kalksak her birinin çok ama çok ciddi problemlerle karşı karşıya olduğuna şahit oluyoruz. Öbür taraftan da dönüp bu ülkeyi yönetenlere bu ülkeyi 15 yıldır idare edenlere Türkiye Millet Meclisine hükümete bakıyoruz hikmeti ilahi bu problemlerin neredeyse hiç birisi gündemlerinde yok. Türkiye’de bir tane gündem var onlara göre. Meclisten seçimlerle ilgili yasalar çıktı. Uyum yasalarını bekliyorduk biz ama sadece seçimlerle ilgili bir paket getirildi ittifak kurabilme şartları oluşturuldu. Daha seçim gündemde bile değilken yer yerinden oynuyor cumhur birliği, cumhur ittifakı gibi. Şuanda bir hükümet var, meclis var, şuanda ülkenin problemleri dertleri var. Niye bu memleketin dertlerini gündeme getirip tartışmıyorsunuz da ne zaman olacağı belli olmayan seçim ittifakları için şimdiden ülkeyi ayağa kaldırmaya çalışıyorsunuz. Elbette hükümetler bu ülkeyi daha iyi yaşanabilir hale getirebilmek için vardır. Seçimler çok önemli hadiselerdir. Ama ülkenin gündemi her gün değişirken seçimler üzerine konulara tartışmaya açılırsa bir sorun vardır. Kimse ülke problemlerini gündeme getirmesin çünkü bugünkü iktidarın hataları ortaya çıkacak. Bugünkü iktidar problemleri çözeceğine daha da büyütüyor. Bu bizi üzüyor. Biz dünde bugünde ülkenin meselelerini önümüze kor, o meseleleri nasıl çözeceğimizi konuşurduk. Bugün dört bir tarafımız ateşle çevrili. Ordumuz Afrin’de bir harekât yapıyor. Her gün canlı yayınları seyrediyoruz televizyonlarda ama bunu iç politik malzemesi haline getirmek Türkiye’ye yapılacak en büyük kötülüktür. Bu milli bir davadır. Her ülke kendi sınırlarında kendisini tehdit eden bir hadise meydana geldiği zaman elbette müdahale hakkını taşır. Ama bu siyasi bir mesele haline getirilemez getirilmemelidir. Ordumuz yönetiyor bunu. Bu mücadeleyi sınırlarda sınır ötesinde yapılan mücadeleyi siyasetçiler yönetmiyor. Siyasetçiler karar alır ordu icra eder. Ama ülkemizin meselesi sadece sınırlarda meydana gelen hadiselerden ibaret değil. Zaten sınırlarımızda bu hadiselerin meydana gelmesinin başlıca nedeni hükümetin ta kendisidir. Suriye’yi kim başımıza musallat etti. Bugünkü hükümetin ta kendisi. ABD Başkanı kalkıp da Esat yürüyen bir iskelettir dedi hadi bizimkilerde hemen sen orda oturamazsın dediler. On binlerce kilometre uzaklıktaki Amerika’nın bu ülkenin iç meseleleriyle ilgilenmesi neye işaret eder. Kolunun, dilinin uzun olmasına işaret eder. O ülke bu bölgeye barış ve huzur getirmek yerine bir kaos getirdi. Irak’ta bir buçuk milyon kişi katledildi. Suriye’de 600 bin insan katledildi. Yüzlerce insan memleketlerini terk etmek zorunda bırakıldılar. Şehirler yıkıldı. Şimdi biz sadece Afrin bölgesiyle ilgileniyoruz. Bunların tamamı ülkenin sınır güvenliğini sağlamak için atılan adımlar. Kimsenin başkasını itham etmeye hakkı yok. Böyle hareketlerde her zaman ülke bir bütünlük içindedir. Hükümetin de birinci görevi bu birlik ve bütünlüğü bu heyecanı, coşkuyu artırabilmek için gayret göstermesidir. Eğer hükümet bu gayreti göstermezse itham yoluna giderse en büyük zararı vermiş olur. Dış politikada şaşkınlar. 15 sene öncede söyledik yanlış yola gidiyorsunuz diye. AB medeniyet projemizdir dediler. Avrupa kapıyı kapattı yüzlerine bile bakmıyor şimdi. Çünkü baştan yaptıkları bir takım taahhütler vardı. Türkiye demokratik bir ülke olacaktı. Türkiye’de herkes kendi fikrini ve düşüncesini söyleyebilecekti. Hukukun üstünlüğü olacaktı. Adalete güven olacaktı. Basın hürriyeti olacaktı. Siz çeşitli bahanelerle bunların tamamını bir kenara atacaksınız başta size tanınmamış olan bu haklardan dolayı mağdur olacak Avrupa’nın kapısına gideceksiniz sonrada insanlara zulüm olan bir baskı altına gireceksiniz. Ülkemizde büyük bir baskı var. Herkesin üzerinde bir endişe var. Niye acaba benim yakınlarıma bir zarar gelir mi diye. Ne olacak adalet mekanizması var. Birileri sahip çıkar size. Yo kimse sahip çıkamıyor. Hükümetin aleyhinde konuşanlar yarın hapse atılıyor, işinden oluyor. Böyle bir ülke olmaz. Bizim hangi beklentilerimiz varmış ta kaç bakanlık, kaç milletvekili. Bu millet 20 tane değil, 107 tane değil, 250 tane milletvekilliğine bile satılamaz. Bunu herkes bilsin.” diye konuştu.

Saadet Partisi’nin Kongresine İYİ Parti ile Cumhuriyet Halk Partisi’nden temsilcilerinde katılması dikkat çekti.

Son Güncelleme: 11.03.2018 13:16
Yorumlar