YASALARI BİLMEK HAYATI BİLMEKTİR

5 Ekim 2022 tarihinde Karaman’a bağlı Sinci köyünde meydana gelen köpek saldırısı sonucu Dudu Berk hayatını kaybetmişti hatırlarsınız. Ben aslen Sinciliyim ki bu olay Sinci’de olmasaydı da içim aynı derecede yanardı. Bir can kaybettik ki öyle böyle acımadı içimiz. Benim şuanda bu satırları yazarken tek bir amacım var: Bu konudaki yasaların bilinmesi ve önlem alınması. En azından, ben de bu şekilde Dudu Berk’e borcumu ödemek istiyorum.

Öncelikle ülkemizde çokça yaşanan bir olay olan hayvan saldırılarından bahsetmek istiyorum. Daha çok köpek saldırısı olarak karşımıza çıkıyor. Tabi bu durum hukukta ikiye ayrılıyor. İlk olarak sahipli köpek saldırıları bakımından yasalarla nasıl koruma altına alınmışız ona bakalım. Türk Ceza Kanunu madde 177’ye göre; Gözetimi altında bulunan hayvanı başkalarının hayatı veya sağlığı bakımından tehlikeli olabilecek şekilde serbest bırakan veya bunların kontrol altına alınmasında ihmal gösteren kişi, altı aya kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Suçun oluşması için bir zarar doğması aranmaz. Aynı şekilde Türk Borçlar Kanunu’nda da bu konu ele alınmış. Kanun gereğince, bir hayvanın bakımını ve yönetimini sürekli veya geçici olarak üstlenen kişinin, hayvanın verdiği zararı “kusursuz olsa bile” gidermekle yükümlü olduğu açıkça belirtilmiştir.  Yasalar her halükarda hayvanın verdiği zararda sahibini sorumlu tutmuştur; fakat bunun da istisnası vardır elbette. Hayvan sahibi, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluktan kurtulur. Yine kanunun devamında der ki; hayvanın,  bir başkası veya bir başkasına ait hayvan tarafından ürkütülmüş olunması halinde, hayvanı bulunduranın, bu kişilere rücu etme hakkı da bulunmaktadır. Özetle: Bir hayvanın bakımını sürekli ya da geçici olarak üstenen kişinin, 3. kişilere zarar vermemesi için gerekli özen ve dikkati göstermesi gerektiği, aksi halde hem hukuki hem de cezai sorumluluğunun doğduğu açıktır.

Gelelim sahipsiz hayvan saldırılarına ve ya başka deyişle sık yaşanan sokak köpeklerinin insanlara saldırması sonucunda hukukun nasıl işlediğine;  Anayasanın 125. Maddesine göre; ‘’İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.’’5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda ve yine bu kanuna bağlı olarak çıkartılan Hayvanların Korunmasına Dair Uygulama Yönetmeliği’nde, sahipsiz hayvanların bakımı ve gözetiminden yerel yönetimler olan belediyeler sorumlu tutulmuştur. Yani sahipsiz hayvanların vermiş olduğu zararlardan, belediyenin üzerine düşen özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle sorumluluğu bulunmaktadır. Eğer bir kişinin, köpek ısırması sonucu yüzünde sabit iz kaldıysa, gerçekleştirilecek estetik operasyon bedeli köpek sahibinden istenebilir. Sokak köpeklerinin saldırması sonucu maddi veya manevi zarar gören kişinin, bu zararını ilgili belediyeden tazmin etmesi gerekir. Özellikle de Danıştay’ın bu konudaki kararları çok önemlidir ve  Danıştay’ın sahipsiz köpek saldırısında idarenin sorumluluğuna hükmeden birçok kararını görebilirsiniz. Bu konudaki Danıştay kararına bakalım: ”Sahipsiz hayvanların kontrolünü takip etmek, sahipsiz hayvanlarla ilgili sorunların tespiti ve bu sorunların çözümlerini karara bağlama konusunda görevli ve yetkili olduğu görülen İl Valiliği'nin ve sahipsiz hayvanlara barınak yapmak/yaptırmak, işletmek/işlettirmek görev ve sorumluluğu olan İl Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın da hasım mevkiine alınması gerekmektedir.” Danıştay 8. Daire, 2020/7528 Esas Sayılı, 2021/1532 Kararı. Umarım, her zaman bilinçli bir şekilde hakkımızı ararız. Her zaman söylenir; hukuku bilmek, hayatı bilmektir. Hayatta her zaman güzel şeyler olmuyor , ama her kötü olaydan da ders çıkarmayı bilmeliyiz.