banner877

banner896

banner910

Son Dakika
banner722

Canhasan Höyüğü Can Buluyor

Karaman’ın Kuzeydoğusunda yer alan eski adı Canhasan olan yeni adı Alaçatı Köyü yakınlarındaki Canhasan Höyüğü’nde 1970’lerin başında sonlandırılan kazı çalışmalarının ardından 50 Yıl sonra yeniden arkeolojik kazı ve araştırma çalışmaları başlıyor.

YEREL 16.08.2021, 09:14 16.08.2021, 10:24
865
banner762

Karaman’ın Tarih ve Kültürü başta olmak üzere daha birçok konuda önemli fikir ve projelerin oluşmasında öncülük eden KARTAP Topluluğunun ortaya koyduğu aktif çalışmalar ile Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Tarih Öncesi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Adnan Baysal’ın Kültür Bakanlığı nezdinde yaptığı girişimler sonucu Bakanlık izni ve desteği ile Canhasan Höyüğü’ndeki arkeolojik kazı ve araştırma çalışmaları başladı.

Dünya literatürüne girmiş önemli yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilen ve daha önce yapılan kazılarda bu yönde önemli eserler çıkartılan Canhasan höyüklerindeki arkeolojik kazı ve araştırma çalışmaları ile ilgili olarak kazı başkanı Doç. Dr. Adnan Baysal, 50 Yıl aradan sonra Canhasan Höyüklerinde kazı çalışmaları için Kültür Bakanlığı’nın izni ve desteği ile Temmuz ayı içinde Ankara, Düzce ve Trakya Üniversitelerinin öğretim üyeleri ve arkeoloji Bölümü öğrencilerinden oluşan küçük bir ekiple öncelikle bir inceleme ve organizasyon yaparak ileri dönük plan ve projeler oluşturmakta olduklarını ve anlamda çalışmalarına başladıklarını ifade ederek; “Bölgede 1960’lı yıllarda İngiliz arkeoloji ekibinin yaptığı kazılarda önemli eserler çıkartılmıştı. O dönem çalışmaları dünya arkeolojisinin dikkatini çeken önemli bilgiler üretti. Yeni dönem çalışmalarımızda modern teknolojilerden yararlanarak eski bilgiler yanında ortaya koyacağımız yeni bilgiler sayesinde Canhasan Höyükleri Yakındoğu’dan Balkanlara ve hatta Avrupa’ya kadar uzanan coğrafyada arkeolojinin daha iyi anlaşılmasına ve entegrasyonunda anahtar bir yerleşim olacaktır. Hiç şüphesiz arkeolojik kazı ve araştırmalarımız sürecinde Canhasan projemiz Karaman’ın Uluslararası Sesi Olacaktır. Çalışmalarımızı modern teknolojileri kullanarak yürüteceğiz, amaçlarımız sadece arkeoloji ve bilimsel hedefler ile sınırlı olmayıp yerel ve bölgesel kalkınmada, eğitim ve kültürel gelişimde de önemli ve aktif bir rol almak ve destek olmaktır, projemiz kapsamında, yerel ve bölgesel kalkınmanın ve turizmin tüm katmanlarında aktif olarak destek olmayı ve rol almayı da arzuluyoruz, bu görüş doğrultusunda da yetkili makam ve mercilerle teatilerimizi geliştiriyor, görüş ve destekleriyle oluşan değerlendirmelerle çalışmalarımıza başladık” dedi.

CANHASAN HÖYÜĞÜ

Canhasan Höyüğü, birbirine yakın üç höyükten oluşmaktadır. Bunlar 1960’lı yıllarda kazısını yapan Dr. David H. French tarafından I, II, ve III olarak numaralandırılmıştır. Karaman şehir merkezine takriben 13-14 km uzaklıkta, bugünkü adıyla Alaçatı olan ve merkeze bağlı köy sınırları içinde kalmaktadırlar. Höyükler üzerinde özellikle I nolu olarak bilinen ve en büyüğü olan höyük üzerinde yapılan çalışmalar burada Kalkolitik ve Neolitik dönemlere ait bir iskân yeri olduğunu ortaya çıkarmıştır.

David French uzun yıllar Türkiye’de yaşamış ve Ankara’daki İngiliz Arkeoloji Enstitüsü Müdürlüğü yapmıştır. D. French Türkiye sınırları içinde birçok arkeolojik kazı çalışmasını ve yüzey araştırmalarını yürütmüştür. Bu kazı çalışmalarından bir tanesi de Canhasan höyükleri olarak tanımlamamız gereken Canhasan üzerinde yaptığı araştırmalardır. Kendisi Alaçatı’daki kazılarına 1961 yılında başlamıştır. 1970 de çalışmalarını burada sonlandıran David French, buraya bir daha arkeolojik kazılar yapmak üzere geri dönmemiş, Canhasan üzerindeki arkeolojik kazı çalışmalarını devam ettirmemiş olsa da, 19 Mart 2017’de 83 yaşında kendisini yitirdiğimiz tarihe kadar buradaki çalışmalarını yayına hazırlamak için akademik çalışmalarına devam etti. Sonucunda burası ile ilgili gerek İngilizce ve gerek Türkçe yazılı kaynağı geride bırakmıştır. O dönemdeki kazılar sonucu ortaya çıkarılan arkeolojik buluntular Karaman Müzesine teslim edilmiş ve yine başta Karaman Müzesi ve Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde olmak üzere sergilenmektedirler. Son derece ilginç buluntuların yer aldığı teşhirlerdeki eserler arasında yine o dönemin insanlarına ait çanak çömlekler, taş aletler, yanında yaşamış oldukları mimari ile taştan yapılmış takı ve süs ürünlerine ait örnekleri saymak mümkündür. 

David French yaptığı kazılar sonucunda Canhasan I nolu olarak tanımladığı ve höyükler arasında en büyüğü olan Canhasan I nolu höyüğü Kalkolitik ve Neolitik kültürlerinin en iyi temsil edildiği yerlerden biri olarak tanımlar. Kalkolitik ve Neolitik olarak adlandırılan bu dönemlerde yaşamış olan insanları teknolojik açıdan tanımlamak istersek daha metali kullanmayı bilmeyen, tüm alet edevatını taşlardan yapan, bir dönemin tarım ve hayvancılıkla uğraşanları olarak tanımlayabiliriz. Canhasan I de yapılan kazılarda bu döneme ait insanların yaşadığı bir köy toplumunu, onların yaşam ekonomilerini, teknolojilerini göstermektedir.

Bu höyüklerden Canhasan III olarak tanımlanan ise ebat olarak höyükler arasındaki en küçük olandır. Burası aynı zamanda en eskiye tarihlenen olarak da bilinir. Küçük bir alanda yaptığı sondaj çalışması sonucunda burası için D. French çanak çömleksiz Neolitik tanımını kullanmıştır. Yani burada yaşayan insanlar ise çanak çömlek yapım ve kullanımının bilinmediği bir döneme ait insanların yaşadığı dönem olarak tanımlanmaktadır. Buradaki insanlar ise yerleşime geçen ve tarım ve hayvancılık aşamasını yeni başlatan bir gruptur. Buradaki insanlar yine obsidiyen denilen volkanik kayaçlardan aletlerini yaparak yaşama dönük teknolojilerini oluşturmuşlardır.

David French II nolu höyük olan ve geç dönemlere tarihlenen höyükteyse hiç kazı ve sondaj yapmamıştır.

1970 yılından sonra buradaki höyüklerde herhangi bir arkeolojik araştırma yapılmamıştır. Kabaca yarım asır sonra Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ankara Üniversitesi adına Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izinleriyle Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü üyesi Adnan Baysal tarafından çevre düzeni, koruma, restorasyon ve yayın ağırlıklı olmak üzere çalışmalar 2021 yılının Temmuz ayı içinde başlanmıştır. Küçük bir ekip ile alt yapı, lojistik ve organizasyona yönelik olarak geliştirilen çalışmalar devam etmektedir. Eylül ayı başlarına kadar sürdürülecek olan çalışmalar önümüzdeki yıllarda devam edecek olan çalışmalar içinde bir hazırlık oluşturmayı da hedeflemektedir.

Yorumlar (0)
Yorum yapabilmek için lütfen üye girişi yapınız!
20°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 17 Eylül 2021
İmsak 05:01
Güneş 06:22
Öğle 12:47
İkindi 16:18
Akşam 19:03
Yatsı 20:19

Gelişmelerden Haberdar Olun

@