banner464

“Söz Konusu Vatan Olunca, Bizde Bayrak Yere Düşmez”

Haziran ayında Hakkari'de şehit olan Oğuzhan Küçük'ün uzman erbaş olan ağabeyi Mücahit Hamza Küçük, izinli olduğu memleketinden kına yakılarak tekrar birliğine gitti.

“Söz Konusu Vatan Olunca, Bizde Bayrak Yere Düşmez”

Haziran ayında Hakkari'de şehit olan Oğuzhan Küçük'ün uzman erbaş olan ağabeyi Mücahit Hamza Küçük, izinli olduğu memleketinden kına yakılarak tekrar birliğine gitti.

15 Eylül 2017 Cuma 12:21
853 Okunma
“Söz Konusu Vatan Olunca, Bizde Bayrak Yere Düşmez”

Karaman'da, haziran ayında Hakkari'de görev yapan asker oğlunu şehit veren baba Alaaddin Küçük, uzman erbaş olan ve cenaze için izinli geldiği memleketinde bulunan diğer oğlunu asker uğurlaması düzenleyerek tekrar görev yerine gönderdi. Şehit babası Alaaddin Küçük, son günlerde gündeme getirilen SİHA'ların terörle mücadelede kullanılmaması tartışmaları ile ilgili de, “Silahlı İHA’lara karşı çıkanın ya mayası bozuktur, ya vatan hainidir” dedi.

26 Haziran 2017 tarihinde Hakkari'de şehit olan sözleşmeli er Oğuzhan Küçük’ün cenaze törenine katılmak üzere geldiği memleketi Karaman’da izin süresi dolan şehidin ağabeyi uzman erbaş Mücahit Hamza Küçük için bir kez daha baba ocağında asker uğurlaması düzenlendi. Asker uğurlamasında ilk olarak Kur'an-ı Kerim okundu. Yapılan duanın ardından Güneydoğu'daki birliğine gidecek olan Mücahit Hamza Küçük'ün asker kınasını Garnizon Komutanı Albay Yurdakul Kazım Türkmen yaktı. Küçük’ün eline kına yakılmasının ardından “Ölürüm Türkiyem” şarkısı söylendi. Mücahit Hamza Küçük'ün yakınları ve arkadaşlarıyla vedalaştığı sırada şehit kardeşi Oğuzhan Küçük’ün kendi sesiyle söylediği, “Biz babadan böyle gördük” şarkısının çalınması ise duygulu anların yaşanmasına neden oldu.

“SÖZ KONUSU VATAN OLUNCA, BİZDE BAYRAK YERE DÜŞMEZ”

Oğlunu yeniden birliğine gönderen şehit babası Alaaddin Küçük, “Söz konusu vatan olunca, bizde bayrak yere düşmez. Biri şehit olur diğeri hiç tereddüt etmeden kapar ve bayrağı yere düşürmez. O da şehit olur ise diğer arkasından gelen bayrağı düşürmeyeceğini bilir, vatan için şehit olmaktan asla tereddüt etmez. Bu inanç bizim Türk milletinde her zaman vardır. Bizde asla tereddüt olmaz” dedi.

Askere uğurladığı oğluna sarılırken duygulanmasıyla ilgili de konuşan baba Alaaddin Küçük, “Duygulandığımız şehitlik makamının güzelliğinin duygusuydu. Yoksa herhangi bir pişmanlık, tereddüt gibi bir şey yok. Zaten bunun en büyük kanıtı şehit olan bir çocuğundan sonra tekrar abisini yeniden görevinin başına göndermek. Duygulandığımız çocuğu askere giden her anne ve baba gibi onların yaşadığı duygudur. Kesinlikle bir pişmanlık ve tereddüt asla olmadı, olamaz da. Annesi evlatlarını ayırmadığı için, şehitlik makamına da inandığı için vatan söz konusu olunca bayrağın inmemesi, ezanın dinmemesi önceliğimizdir. Bu yüzden gerekirse diğer oğlum da şehit olabilir. Çünkü Mücahit’in Oğuzhan’dan ne eksiği vardır. Bunu (annesi) daha önce şehit Ömer Halisdemir’in mezarını ziyaret ettiğimizde orada söylemiş zaten. Sen rahat ol iki tane daha arkanda yiğit var, onlar da bizden, bu vatan savunmasız kalmaz, hiçbir zaman diye orada söylemiş. Bunu bana daha sonra anlattı” diye konuştu.

“SİLAHLI İHA’LARA KARŞI ÇIKANIN YA MAYASI BOZUKTUR, YA VATAN HAİNİDİR”

SİHA'ların terörle mücadelede kullanılmaması konusundaki tartışmalara da değinen baba Alaaddin Küçük, SİHA’ların üretilmesinden kesinlikle memnun olduğunu ifade ederek, “Bundan doğal bir şey olamaz. Bu silahlar daha önce üretilmiş olsaydı, Oğuzhan şu anda yanımızdaydı. Elbette Oğuzhan şehit oldu, büyük bir makam. Vatan savunmasında silahlı insansız hava araçlarının önemi çok büyük. Şimdi ben baba olarak keşke bu silahlar bir yıl önce çıksaydı. Oğuzhan’a havan ve roket atan bu alçakları silahlı İHA’larla tespit edip havanı atmadan önce imha edebilselerdi. Tamam, üzülmedik, vatan için feda ettik ama Oğuzhan sağ olsaydı iyi değil miydi? Biz yıllarca başkalarının silahlarını kullandık ve onların izin verdiği kadar kullandık. Şimdi çok şükür ki bu hükümet bu silahları üretiyor, biz çok memnunuz. Çocuğumuzu şehit vermemize rağmen. Diğer kalan çocuklar da bizim. En azından diğerleri görevlerini tam olarak yapsınlar ve sağ salim evlerine dönebilsinler. Şimdi bu silahları üretiyor olmamızdan ben gayet memnunum. Artık kimse bize talimat veremeyecek. Bu vurulanların da öyle piknik yapma gibi bir durumu yok, açıkça terörist oldukları bellidir. Türk milletini salak mı zannediyorlar? Biz hepsini görüyoruz. Dağdaki çoban bile biliyor bunu ki ben de bir çobanım. Bu memlekette en iyi kafası çalışanlar çobanlardır. Öyle milletvekili olup, avukat olmak değil. Gelsinler çobanlara sorsunlar, neler oluyor bu memlekette diye. O yüzden silahlı İHA’lara karşı çıkanın ya mayası bozuktur, ya vatan hainidir. Bu memleket için şehit vermiş birisi olarak elbette benim hakkım var, ben söyleyeceğim ve ben konuşacağım. Biz memnunuz. Sakın ola sakın, hükümet bundan geri adım atmasın, asla başkalarının talimatı ile hareket etmesin, zaten bunları yapmayacaklarına inanıyorum. Bundan sonra inşallah düşmanın görüldüğü yerde başları ezilecek ve uzaktan kalleşçe başkalarının sattığı silahlarla bizim askerlerimizi şehit edemeyecekler. Asla bu vatanı bölemeyecekler. İşte Oğuzhan şehit oldu ama Mücahit tekrar görevinin başına gidiyor. Türk milletini asla yıldıramayacaklar, asla başaramayacaklar. Tabii ki birlik beraberlik içinde olduğumuz sürece” şeklinde konuştu.

İhlas Haber Ajansı(İHA)

Son Güncelleme: 15.09.2017 12:26
Yorumlar