“Yarım Kalmış Hayatlarımızı İstiyoruz”

“Geçen zamanın geri gelmesi, giden ömrün geri döndürülmesi mümkün değil...” diyen 28 Şubat Öğrenci Derneği Karaman İl Temsilcisi Gülseren Şit soruyor: “28 Şubat’ın hayatlarını çaldığı bizlere eşitlik ve adalet eksenli bir pozitif ayrımcılık yapılmasını beklesek çok mu şey istemiş oluruz?”

banner491
“Yarım Kalmış Hayatlarımızı İstiyoruz”
banner567

Gülseren Şit (45) ve Halime Gelişken (37), 28 Şubat sürecinde İslami kimliklerinden dolayı özgürlükleri ellerinden alınan mağdurlar. Hiç yılmamış, hiç vazgeçmemiş, kırılmış ama küsmemiş olan Şit ve Gelişken, Karaman Gündem Gazetesini ziyaret ederek, çıktıkları yolu, hak arayışlarını anlattı.

Adaletin tecelli etmesi tek beklentileri olduğunu söyleyen Şit; “Bizim durumumuzu tam bilmeyen insanlar daha ne istiyorsunuz gibi tepkileri verebiliyor. Onları da anlıyorum. Bilmiyorlar. Bizim işimiz doğrusunu anlatmak. Yüreğimizin köşesinde gerçekten çalınmış bir hayat var.” dedi.

28 Şubat Öğrenci Derneği Karaman İl Temsilcisi Gülseren Şit, 28 Şubat sürecini nasıl yaşadığını anlatarak şunları aktardı;

“1997-98 yılında son sınıftaydım. Birinci dönemdi. O dönemlerde 28 Şubat dönemi başlamıştı ama bizim okullarda tam uygulanmadı. 1998-99 yılında ikinci döneme geldiğimizde tamamen başladı ve okullara alınmadık. Mezun olmamıza birkaç ay kala okullarımızdan kimimiz atıldık, ceza aldık, okula alınmadık. O dönemde okulu bitirenler hemen atanıyordu. Tabi biz okulumuzu bitiremediğimiz için atanamadık, daha sonra çıkan aflarla okulumuzu bitirdik. Fakat hala görevlerimiz iade edilmedi. Çıkan af bizim işimize yaramadı.”

28 Şubat Öğrenci Derneği Karaman üyesi Halime Gelişken’de, “Selçuk Üniversitesi Matematik öğretmenliği okudum. 1997-1998 yılında hak kazandım üniversite okumaya. 1998’de problem başladığında ilk zamanlar derslere girdiğimizde cezalar aldık. Girdiğimiz sınavlar yok sayıldı. En son kaydımızı sildiler okuldan. Zorluklarla kazandığımız üniversite hayatı bu şekilde son bulmuş oldu. Daha sonra çıkan aflardan faydalanıp okulu bitirdik ancak durum değişmişti, bizim zamanımızda KPSS olsa bile sadece sınava girmek yetiyordu, biz mezun olduğumuzda yüksek puanlar kazanmamız gerekiyordu. Bizim isteğimiz dönemin şartlarına göre haklarımızın iade edilmesini istiyoruz.” ifadelerine yer verdi.

“TAVSİYE KARARLARINA UYULUP UYULMADIĞININ DENETİMİ MECLİS’E AİT”

Adalet ve eşitlik ekseninde haklarının teslimi ve kamuoyunun duyarlı hale gelmesi için siyasiler, bürokratlar ve sivil toplum örgütleri ile görüşmeler yaptıklarını belirten Şit, mağduriyetlerini ve taleplerini içeren başvuru dilekçesini kamu denetçiliği kurumuna verdiklerini söyledi.

Şit, ziyarette yaptığı konuşmasını şöyle sürdürdü;

“Baş denetici Şeref Malkoç, bu konu ile ilgili olarak bir çalıştay düzenledi. KDK hukuki çerçevesi ile birlikte değerlendirmesini yaparak raporunu hazırladı, taleplerimizin yerine getirilmesi için ilgili bakanlıklara tavsiye kararı niteliğinde bir yazı gönderdi. KDK’da alınan tavsiye kararı, gereğinin yerine getirilmesi için ilgili kurumlara gönderilir. İlgili kurum gereğini yapmazsa Meclis tarafından hesaba çekilir ve denetlenir. Yani tavsiye kararlarına uyulup uyulmadığının denetimi Meclis’e aittir. Denetim sonucu nasıl bir yaptırım uygulanacağına da Meclis karar verir.

Bizim durumumuzu tam bilmeyen insanlar “Başörtülü kadınlar okuyabiliyor, çalışabiliyor. Meclis’e de girdiler. Daha ne istiyorsunuz” tepkileri verebiliyor. Ama anlatıyoruz ve anlatmaya devam edeceğiz; evet, başörtülü kadınlar şimdi okuyabiliyor ve çalışabiliyor. Meclis’e de girdiler. Ama 28 Şubat’ın okumalarına ve çalışmalarına engel olduğu başörtülü kadınların durumu ne olacak? Onları yok mu sayacağız? Biz dernek olarak, bugün başörtülü okunabilmesinin ve çalışılabilmesinin, 28 Şubat’ta direnişi seçerek okuyamayan ve çalışamayan kadınların çabalarının da bir sonucu olduğunu düşünüyoruz.

“EŞİTLİK VE ADALET İSTİYORUZ HEPSİ BU”

Bizler, 28 Şubat zulmüne direnirken zorlanıyorduk, zorlandık ama mutluyduk. Çünkü inancımızın mücadelesini veriyorduk. İnancının mücadelesini veren insanlar mutludurlar. Bugün, haklarımızın verilmesi için mücadele ederken yorulduğumuz oluyor, kırıldığımız oluyor ama mutluyuz. Direnme bizi mutlu etmişti, hak arama mücadelesi de mutlu ediyor. Biz neden mutlu olmayalım? Eğer mutlu olmayacak birileri var ise, ellerinde imkânlar olduğu halde adaletin tesisine katkı vermeyenler, mağduriyetleri giderecek çaba içinde olmayanlar olmalı.

“YÜREĞİMİZİN KÖŞESİNDE GERÇEKTEN ÇALINMIŞ BİR HAYAT VAR”

Yüreğimizin köşesinde gerçekten çalınmış bir hayat var. Adaletin tecelli etmesi beklentimiz. Bizler, normal sürelerimizde mezun olabilseydik, KPSS’ ye hiç girmeden atanabilmemiz veya çok düşük puanlarla atanabilmemiz mümkündü. 28 Şubat’ın bir darbe olduğu mahkeme kararı ile belirlenmiş olduğuna göre, bu darbenin mağduru olan bizlere de eşitlik ve adalet eksenli bir pozitif ayrımcılık yapılmasını beklesek çok mu şey istemiş oluruz?”

“İADE-İ İTİBAR İSTİYORUZ”

Devlet eliyle alınan haklarının, devlet eliyle iade-i itibar edilmesini isteyen Gülseren Şit, konuşmasını şöyle sonlandırdı;

“28 Şubat'ın hak kaybına uğrattığı her birimiz, bu ülke insanı için güzel şeyler üretme düşünce ve arzusu ile doluyuz.28 Şubat ve suç ortağı FETÖ öğrenciliğimiz yıllarında başörtüsü mücadelemizin önüne engel olduğu gibi, yakın dönemde de haklarımızı edinmenin önüne barikat kurmuştur. Öğrenciliğimizde 28 Şubat'ın "Bin yıl sürecek" denilen etkisine "Başörtüsü füruattır" söylemiyle destek olanlar, Cumhurbaşkanımızın ve hükümetimizin çalışmalarıyla 28 Şubat ihlalleri kaldırılırken sınavlardaki hırsızlıklarıyla ve bürokratlarıyla bizlerin önünde hep engel oldular.

Bizler manasız bir ayrıcalık istemiyoruz, sınava tabi tutulmayalım da demiyoruz. Yasakla karşılaşmamamız halinde mezun olabileceğimiz tarihteki koşullarda değerlendirilmeyi istiyoruz: Bu konuda yasa ve yönetmeliklere yapılacak basit ilavelerle çözümün mümkün olabileceğini düşünüyoruz.

Bin yıl sürecek denmişti, bizim haklarımız iade edilmediği sürece 28 Şubat zulmü devam ediyor. Cumhurbaşkanı’nın talimatı olmasına rağmen hala somut adım atılmadı. Tüm yetkililerden mazeret değil çözüm üretmelerini bekliyoruz. Konuya duyarlı STK'lardan ve kamuoyundan üzerlerine düşeni yapmalarını ve uğradığımız haksızlığın giderilmesine katkı sunmalarını istiyoruz.”

Güncelleme Tarihi: 12 Kasım 2018, 15:33
banner559

Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Üye değilseniz hemen üye olun veya giriş yapın.

SIRADAKİ HABER

banner535