BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi 12. Taraflar Konferansı

- Orman ve Su İşleri Bakanı Eroğlu: - "Çölleşme, küresel bir tehdittir. Az gelişmiş ülkelerin çölleşme ile mücadelelerine mutlaka destek olunmalı" - "Dünyanın bir bölgesindeki yağmur ormanlarının yok olması, başka bir bölgede afet olarak kendini gösteriyor. Dolayısıyla hiçbir ülkenin, bir başkasının çölleşmesine karşı duyarsız kalma lüksü yok"

BM Çölleşmeyle Mücadele Sözleşmesi 12. Taraflar Konferansı

banner390

ANKARA (AA) - Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, çölleşmenin küresel bir tehdit olduğunu belirterek, az gelişmiş ülkelerin çölleşme ile mücadelelerine mutlaka destek olunması gerektiğine dikkati çekti.

Birleşmiş Milletler (BM) Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) Taraflar Konferansı (COP 12) Dönem Başkanı olan Eroğlu, yaptığı yazılı açıklamada, çölleşmeden en fazla etkilenen az gelişmiş ülkelere destek çağrısında bulunarak, "Çölleşme, küresel bir tehdittir. Az gelişmiş ülkelerin çölleşme ile mücadelelerine mutlaka destek olunmalı" ifadesine yer verdi.

Dünyanın bir bütün olduğuna, bir bölgesindeki olumsuzluğun diğer ülkeleri de etkilediğine vurgu yapan Eroğlu, şunları belirtti:

"Yetersiz kaynakları sebebiyle çölleşmeyle mücadele edemeyen ülkeler çok fazla göç veriyor. Bu durum diğer ülkeleri de olumsuz etkiliyor. İnsanların vatanlarında doymaları temel amaç olmalıdır. Bu yüzden bu ülkelere çölleşme ile mücadele etmelerinde mutlaka destek olunmalı. Böylece çölleşme ile alakalı problemler ve yoksulluk yerinde çözülecek dolayısıyla çölleşmeye bağlı göç azaltılmış olacak."

Dünyada 1,5 milyar insanın çölleşme, arazi tahribatı ve kuraklığın olumsuz etkilerine maruz kaldığına işaret eden Eroğlu, "Bu sadece çevresel bir problem olmayıp, ekonomiyi, güvenliği ve kalkınmayı da olumsuz yönde etkiliyor. Dünyamız her yıl 10 milyon hektardan fazla tarım alanını kaybediyor. Yılda 5,2 milyon hektar orman alanı da tahrip edilmeye devam ediyor" değerlendirmesinde bulundu. 

- "Tabiatın sesine kulak verilmeli"

İnsanlığın geleceği adına tabiatın sesine kulak verilmesinin,  topraklar çölleşmeden gerekli önlemlerin öncelikli olarak alınmasının önemine değinen Eroğlu, şunları kaydetti:

 "Dünyada tarım alanlarının yarıdan fazlası verimsizleşti ve sadece yüzde 10'u geri kazanılabildi. Az gelişmiş ülkelerin çölleşmeyle mücadelelerine mutlaka destek olunmalı. Çünkü çölleşme, küresel bir tehdittir. Dünyanın bir bölgesindeki yağmur ormanlarının yok olması, başka bir bölgede afet olarak kendini gösteriyor. Dolayısıyla hiçbir ülkenin, bir başkasının çölleşmesine karşı duyarsız kalma lüksü yok."

- "Yaşamımız ve medeniyetimiz toprağa bağlı"

Bakan Eroğlu, iklim değişiminin en önemli sebeplerinden karbon salınımının yüzde 20'sinin arazi tahribatı ve arazi kullanım değişikliğinden kaynaklandığına işaret etti. 

İklim değişikliği ve tarım alanlarının sürdürülemez şekilde kullanımının, dünyanın dört bir yanında tatlı su kaynaklarının azalmasına sebep olduğunu belirten Eroğlu, şu görüşlere yer verdi:

 "Herkes için temiz gıda, su ve kişisel güvenliğin sağlandığı bir dünya kurmak mümkün. Bunun sağlanabilmesi için insanların davranış şekillerini değiştirmesi ve bugünden itibaren su ve gıda sağlayan her karış toprağın korunması şart. Bir taraftan toprakların verimsizleşmesini önlerken, diğer yandan da verimsizleşmiş tarım alanlarını geri kazanmak için çaba harcanması lazım. Yaşamımız ve medeniyetimiz toprağa bağlıdır. Gelin sağlıklı yaşam için yatırım yaparak gıda ve su hakkımızı garanti altına alalım ve topraklarımıza sahip çıkalım."

- "Türkiye, kararların uygulanmasında destek sağlayacak"

Eroğlu, Türkiye'nin çölleşme, arazi tahribatı ile kuraklık konusunda geçmişte ve günümüzde verdiği desteği gelecekte de sürdüreceğini ifade ederek,  şunları kaydetti: 

"Ülkemiz, bunun için COP 12 esnasında UNCCD ile birlikte 'Ankara Girişimi' adı altında bir girişim başlatacak. Türkiye, Ankara Girişimi ile COP 12 esnasında alınacak kararların uygulanmasında politik, mali ve teknik destek sağlayacak. Türkiye, halihazırda yürüttüğü ikili ve çoklu ilişkiler kapsamında birçok ülkeye destek oldu. Ankara İnisiyatifi ile Türkiye Hükümeti'nin bu çabalarını daha etkili, kalıcı ve katılımcı hale getirmeyi ve diğer ülkelerin tecrübelerini de dahil ederek Arazi Tahribatının Dengelenmesi (ATD) hedeflerine ulaşmayı hızlandırmayı öngörüyoruz. UNCCD Sekretaryası ve Dünya İş Konseyi iş birliğinde, COP 12'de başlatılacak 'Road to Ankara' girişimiyle hükümetler ile özel sektör arasında bağ kurularak, özel sektörün ATD  konusuna katkıda bulunması teşvik edilecek."


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.