Hacı Bayram-ı Veli Camisi'nde Muharrem iftarı

- TBMM Başkanı Yılmaz: - "Yine de bu coğrafyada Cenabı Allah’a hamd olsun, bu kültürün de bu anlayışın da katkısıyla diğer coğrafyalardan çok daha iyi huzur, barış var. Onlar, bizim dirliğimizi ortadan kaldırmak istiyorlar. O halde bu alçakların yapmış olduğu eylemlerinden hiçbir netice alınmamasını istiyorsak o zaman birliğimize mi saldırdılar, daha çok birliğimize sarılmamız lazım. Onlar istikrarımıza mı saldırdılar, daha çok istikrarımıza sarılmamız lazım. Onlar kardeşliğimize mi saldırdılar o halde daha çok kardeş olmamız lazım. Küslüğü, ayrılığı, gayrılığı geride bırakmamız lazım. Bilin ki yaramız, yasımız, matemimiz bir"

Hacı Bayram-ı Veli Camisi'nde Muharrem iftarı

banner390

ANKARA (AA) - Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı İsmet Yılmaz, Türkiye'de, diğer coğrafyalardan çok daha iyi huzur ve barış olduğunu belirterek, "Onlar, bizim dirliğimizi ortadan kaldırmak istiyorlar. O halde bu alçakların yapmış olduğu eylemlerinden hiçbir netice alınmamasını istiyorsak o zaman birliğimize mi saldırdılar, daha çok birliğimize sarılmamız lazım. Onlar istikrarımızı mı saldırdılar, daha çok istikrarımıza sarılmamız lazım. Onlar kardeşliğimize mi saldırdılar o halde daha çok kardeş olmamız lazım. Küslüğü, ayrılığı, gayrılığı geride bırakmamız lazım. Bilin ki yaramız, yasımız, matemimiz bir" dedi. 

TBMM Başkanı Yılmaz, Hacı Bayram-ı Veli Camisi'nde, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı ve Türk Kızılayı tarafından düzenlenen Muharrem İftarı'nda yaptığı konuşmada, herkesin Muharrem ayını tebrik etti. Muharrem ayının haram aylardan birisi olduğunu anımsatan Yılmaz, aynı zamanda herkesin, bugün olan Hicri yılbaşını kutladı.

Muharrem ayının matem, yas, elem ve keder ayı olduğunu aktaran Yılmaz, Hazreti Hüseyin ve çoğunluğu ehlibeyt olmak üzere Hazreti Peygamber'in bütün Müslümanlara emanet ettiği yakınlarının şehit edildiğini anlattı. Onları da  rahmetle andığı söyleyen Yılmaz, şu ifadelere yer verdi:

"Onları anmak, anlamaktan geçer. Onları anlamanın yolu da Hüseyin gibi düşünmek, Hüseyin gibi yaşamak, hakkın ve doğrunun yanında olmak ve onun diliyle birlik ve beraberlik içinde olmaktır. Sevgi dilini konuşmaktır. Ama görüyoruz ki İslam coğrafyasında, hala bu noktadan çok çok daha uzağız. Nice Kerbela'lar yaşanıyor. Herkes baksın, Bağdat’ta, Halep’te, Şam’da, Aden’de, Kahire’de, Kabil’de buna daha birçok ili, şehri, başkenti ekleyebilmek mümkün. En son bizim Ankara'mızda da üzücü ve kardeşlerimizi, canımızı yakan, hainler tarafından bir eylem gerçekleştirildi. Başta Hazreti Hüseyin efendimiz ve ehlibeyt olmak üzere Kerbela'dan, Malazgirt’ten bu yana kadar, bu topraklarda can vermiş, şehit düşmüş emeği ile bu ülkenin medeniyet taşının üstüne taş koymuş herkese Allah’tan rahmet diliyorum."

Yılmaz, "Gün Hazreti Hüseyin’in yolunu takip etme günü. Gün, hakkın ve hakikatin yanında olma günü. Gün, ehlibeytin yolunu takip etme günü. Allah bizi ehlibeytin yolundan ayırmasın, Hazreti Hüseyin’in yolundan ayırmasın, birliğimizi beraberliğimizi daim etsin. Allah ağız tadımızı bozdurmasın" diye konuştu. 

Muharrem ayının içerisinde yer alan Aşure Günü'nün de önemine dikkati çeken Yılmaz, "Aşurenin içinde belki 10’dan fazla ürün var. Tek başına buğday fazla bir değer etmez. Nohut, tuz, şeker, üzüm tek başına bir değer etmez ama hepsi bir araya gelince, hepsi beraberlik içinde, dayanışma içinde bir kazanda kaynayınca o zaman bir tat çıkıyor. Severseniz ondan güzel de tat yoktur. Biz de 72 millet dahi olsak, bir imparatorluk bakiyesiyiz. Dinimiz, dilimiz, rengimiz, mezhebimiz ne olursa olsun, bir kazanda kaynamışız. Bin yıldır sevinçleri, hüzünleri bir yapmışız, yasımız aynı yas olmuş" değerlendirmesinde bulundu.

- "Allah bundan sonra bu millete bir daha acı göstermesin"

Bu coğrafyanın insanın hepsinin gönlünün Kerbela’da, ehlibeytin yanında kaldığına vurgu yapan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Şimdi bize düşen, onların hak ve hakikat davasını 21. yüzyılda taşımak. Bunun da yolu dilimizi, sevgi dili yapmaktan geçer. Bunun da yolu, dilimizi sevgi, muhabbet, barış dili yapmaktan geçer. Yine de bu coğrafyada Cenabı Allah’a hamd olsun, bu kültürün de bu anlayışın da katkısıyla diğer coğrafyalardan çok daha iyi huzur, barış var. Onlar, bizim dirliğimizi ortadan kaldırmak istiyorlar. O halde bu alçakların yapmış olduğu eylemlerinden hiçbir netice alınmamasını istiyorsak o zaman birliğimize mi saldırdılar, daha çok birliğimize sarılmamız lazım. Onlar istikrarımızı mı saldırdılar, daha çok istikrarımıza sarılmamız lazım. Onlar kardeşliğimize mi saldırdılar o halde daha çok kardeş olmamız lazım. Küslüğü, ayrılığı, gayrılığı geride bırakmamız lazım. Bilin ki yaramız, yasımız, matemimiz bir. Allah bundan sonra bu millete bir daha acı göstermesin. Ama inşallah bu acıyı hep beraber, acılar paylaşınca azalır, eğer canlar bir araya gelirse, biz bu sıkıntıları da aşarız. Bizden sonra gelecek evlatlarımıza daha huzurlu, barış içinde herkesin inandığı gibi, olduğu gibi, bir başkasının tarifine gerek kalmaksızın yaşadığı bir Türkiye’ye kavuşuruz. Dualarımız bu yönde. Allah bu milleti huzur içinde birlik ve dirlik içinde nice Muharrem,  aşurelere kavuşmayı nasip eylesin."

İftar programında, Türkmen Alevi Bektaşi Vakfı Genel Başkanı Özdemir Özdemir ve Türk Kızılayı Genel Sekreteri Ayşegül Genç de birer konuşma yaptı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.