Hayata 4 milimetrelik boşlukla tutundu

- Konya'da, nadir görülen ana nefes borusunu tıkayan tümör nedeniyle günlerce "4 milimetrelik boşluktan" nefes alan 6 yaşındaki Havva Nur Ermiş, başarılı operasyonla hayata tutundu - Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Altınok: - "Nadir görülen bir tümör türünün çocukluk çağında, ana nefes borusunda görülmesi ilginç bir durum. Hastayı her an kaybedebilirdik" - Anne Ermiş: - "Bize 'her şeye hazırlıklı olun' dediler. Kızımı ameliyat öncesi gördüğümde 'her şey bitti' dedim. Operasyondan sonra kızım yeniden güler yüzle bakınca dünyalar benim oldu"

Hayata 4 milimetrelik boşlukla tutundu

banner390

KONYA (AA) - METİN BOLAT - Konya'da nadir görülen, ana nefes borusunu tıkayan tümör nedeniyle "4 milimetrelik boşluktan" nefes alan, solunum cihazına bağlanan ve "yaşamaz" denilen 6 yaşındaki Havva Nur Ermiş, başarılı operasyonla hayata tutundu.

Havva Nur Ermiş (6), boğazında hırıltı, öksürük ve nefes alamama şikayetiyle Necmettin Erbakan Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Hastanesine götürüldü. Kontrollerde Havva Nur'un ana nefes borusunun büyük kısmını tıkayan tümöre rastlandı. Günlerce farkına varmadan sadece 4 milimetrelik boşluktan nefes alan Ermiş, tetkikler sürerken solunum yetersizliği nedeniyle cihaza bağlandı.

Ermiş, oldukça riskli ameliyata ailesinin de onayıyla alındı. Yaklaşık 6 saat süren operasyonla Havva Nur'un nefes borusunu tıkayan tümör, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tamer Altınok ve ekibi tarafından başarıyla alındı.

Yoğun bakımdaki tedavisi tamamlanan ve yeniden ayağa kalkan Ermiş, hızla sağlığına kavuşuyor.

- "Her şey bitti"

Dört çocuk annesi Emine Ermiş (42), ilk başta kızının rahatsızlığını grip gibi düşündükleri için fazla üzerinde durmadıklarını söyledi.

Öksürmeye ve nefes almakta güçlük çekmeye başlayan kızının soluk borusunu tümörün tıkadığını öğrenince çok şaşırdıklarını ifade eden Ermiş, solunum cihazına bağlanan Havva Nur'u bir daha kucağına alamayacağını, gözlerini açmayacağını düşündükçe acılarının katlandığını dile getirdi.

Havva Nur ameliyata alındığında adeta zamanın durduğunu anlatan Ermiş, "Bize 'Her şeye hazırlıklı olun' dediler. Kızımı ameliyat öncesi gördüğümde 'her şey bitti' dedim. Operasyondan sonra kızım yeniden güler yüzle bakınca dünyalar benim oldu" diye konuştu.

Baba Nurişen Ermiş de kızlarını görünce umutlarının tükendiğini, evlatlarının avuçlarının içinden uçup gideceğini düşündüklerini belirtti.

Hastane personelinin kendilerine güç verdiğini aktaran Ermiş, "Allah yavrumuzu bize bağışladı. Allahım ve doktorlarımız dünyaları bize bağışladı" dedi.

- Nefes alamaz hale geldi

Hastanenin Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Sevgi Pekcan ise uzun süre dış merkezde larenjit ve krup tanısıyla takip edilen hastaya bronkoskopi yapıldığını söyledi.

Hastada, nefes borusunda kitle tespit edildiğini anlatan Pekcan, "Havva Nur'u yoğun bakımda takibe alıp, ilgili servisle görüştük. Göğüs cerrahide operasyon planladı. Nefes borusundaki kitle, solunum yolunu tıkamaya yakın kapatmıştı. Solunum sıkıntısı artınca da solunum cihazına bağlandı" ifadelerini kullandı.

Pekcan, ekip çalışmasıyla Havva Nur'un hayata döndürüldüğünü vurguladı.

- Hasta her an kaybedilebilirdi

Operasyonu gerçekleştiren Prof. Dr. Tamer Altınok ise Havva Nur'un ana nefes borusunun ses tellerinin bir santimetre altından başlayan ve nefes borusunun büyük kısmını kaplayan tümörle karşılaşıldığını bildirdi.

Çok sık görülen bir durum olmadığı için hemen anestezi uzmanlarının da yer aldığı ekibi hazırladıklarını aktaran Altınok, şöyle devam etti:

"Nadir görülen bir tümör türünün çocukluk çağında, ana nefes borusunda görülmesi ilginç bir durum. Hastayı her an kaybedebilirdik. Boyundan açılan yaklaşık 4 santimetrelik kesiyle gırtlak altından nefes borusuna ulaşıldı. Tümörlü kısım çıkartılarak ana nefes borusu uç uca dikildi. Tümörlüyken 4 milimetrelik yerden zor nefes alan hasta, operasyon sonrası nefes borusunun 1,5 santimetre olan normal açıklığı sağlanarak rahat nefes alır hale geldi. Çocuğun şansı varmış, basit öksürük şikayetiyle tümör fark edildi."

Tümörün soluk borusu içerisinde hastanın pozisyonuna göre sürekli hareket halinde olduğu için 4 milimetrelik boşluktan nefes almasının mümkün olduğuna dikkati çeken Altınok, "Tümör sabit olsaydı, hasta nefes alamayarak hayatını kaybedebilirdi" şeklinde konuştu.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.