Mazlum-der Yezidi Kampını Ziyaret Etti

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUM-DER) Diyarbakır Şubesi, İnsan Hakları Haftası kapsamında Yezidi ailelerin bulunduğu kampı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.MAZLUM-DER Diyarbakır Şubesi, Suriye’nin Musul kentine...

Mazlum-der Yezidi Kampını Ziyaret Etti

banner390
İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (MAZLUM-DER) Diyarbakır Şubesi, İnsan Hakları Haftası kapsamında Yezidi ailelerin bulunduğu kampı ziyaret ederek incelemelerde bulundu.

MAZLUM-DER Diyarbakır Şubesi, Suriye’nin Musul kentine bağlı Sincar bölgesinden IŞİD saldırıları nedeniyle kaçıp Diyarbakır’a sığınan yaklaşık 4 bin kişilik kampı ziyaret etti. Yenişehir Belediyesi’ne ait fidanlık alana gelen MAZLUM-DER yönetimi kamp içerisini gezerek, Yezidi ailelerle bir araya geldi. Kampta bir açıklama yapan MAZLUM-DER Diyarbakır Şubesi Başkanı Abdurrahim Ay, 2011 yılından bu yana sürmekte olan iç savaşın etkisiyle resmi kayıtlara göre Türkiye’ye bir milyon 600 bini aşan Suriyeli vatandaşın göçünün yaşandığını söyledi. Göç edenlerin yarısından fazlasını kadın ve çocukların oluşturduğunu anlatan Ay, şöyle konuştu: "Resmi açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla bir milyon sığınmacı kayıt altına alınabilmiş iken 500 bini sığınmacının kayıt altına alınmaksızın Türkiye’de yaşadığı tahmin edilebilmektedir. Yine Federe Kürdistan Devleti’nin Şengal bölgesinde yaşanan IŞİD saldırıları sonrasında binlerce Yezidi Türkiye’ye sığınmıştır. Diğer ülkelerden Türkiye’ye sığınmış veya geçiş için kullanmak üzere göç etmiş sığınmacı sayısı iki milyon beş yüz bini geçmektedir."

"TÜRKİYE MÜLTECİLER HUKUKİ STATÜSÜNE İLİŞKİN CENEVRE SÖZLEŞMESİNE TARAF OLMUŞTUR"

Türkiye, mülteciler hukuki statüsüne ilişkin 1951 Cenevre Sözleşmesi’ne 1962 yılında 1967 protokolüne ise 1968 yılında taraf olduğunu anlatan Ay, "Ayrıca Türkiye, Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği Yürütme Komitesi’nin üyesi olarak faaliyet göstermektedir. Ancak, 1951 sözleşmesinin getirmiş olduğu coğrafi sınırlamayı muhafaza etmektedir. Bu sebeple 1951 sözleşmesini Avrupa’da meydana gelen neticesinde mülteci olan kişiler ile sınırlı olarak uygulanmaktadır. Diğer ülkelerden gelenleri geçici koruma rejimi uygulanması kapsamında kabul etmektedir. Bu durum belirttiğimiz göçle gelen insanların mülteciler için Cenevre Sözleşmesi’yle ilgili protokol taraf yükümlülükleri Türkiye açısından yerine getirmemesi sonucu doğurmaktadır" diye konuştu.

"GELEN SIĞINMACILARIN İHTİYAÇLARI YETERİ KADAR KARŞILANMAMAKTA"

Gerek Suriye gerek diğer ülkelerden gelen sığınmacılara yönelik bir takım tedbirler alınmasına ve yardımlar yapılmasına rağmen ihtiyaçların karşılanmadığını anlatan Ay, "Sığınmacıların güvenlik ve gıda ihtiyaçları yeteri kadar karşılanmamaktadır. Gerçeği yanında özellikle kadın ve çocuk istismarı ile sığınmacıların cüzi ücretle angaryaya tabi tutulduğu vakalar resmi kayıtların çok ama çok üstündedir. Çeşitli araştırmalar neticesinde elde edilen veri ve tüm Türkiye metropollerinde sokakta şahit olan tablo ürkütücü boyutlara varmıştır. Devlet tarafından topluma yönelik ciddi bir bilinçlendirme yapılmamıştır. Resmi bakışın yansıması olarak toplumla bu kişilerin sorunları anlamada yeteri kadar hassasiyet göstermemiştir. Zaman zaman lince dönüşen olaylar yaşanmıştır" şeklinde konuştu.

Türkiye’deki tüm şehirlerin trafik ışıklarında ciddi boyutlarda dilencilerin arttığını dile getiren Ay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Şehrin işlek meydanı ile caddelerinde özellikle kadın ve çocuk sığınmacı dilenci sayısı akıl almaz boyutlara ulaşmıştır. Bu faaliyetlerin suç örgütleri ve çeşitli şebekelerin kontrolünde gerçekleştiği gerçeği tabloyu daha da vahim kılmaktadır. Dilenmekte olan korumasız çocuk ve kadın sığınmacıların yaşamlarının görünmeyen yönünde nasıl bir muameleye tabi tutuldukları bilinmemektedir."

MAZLUM-DER yöneticileri, ziyaretin ardından kamptan ayrıldı.


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.