Milli Eğitim Bakanı Avcı:

ESKİŞEHİR (AA) - Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Paralel medyada 'dershaneleri sevdiğimiz için kapatıyoruz' şeklinde yazılan abuk sabuk cümle katiyen ne benim ağzımdan ne başka bir bürokratın ağzından çıkmamıştır, böyle bir...

Milli Eğitim Bakanı Avcı:

banner390

ESKİŞEHİR (AA) - Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı, "Paralel medyada 'dershaneleri sevdiğimiz için kapatıyoruz' şeklinde yazılan abuk sabuk cümle katiyen ne benim ağzımdan ne başka bir bürokratın ağzından çıkmamıştır, böyle bir şey gündeme gelmemiştir" dedi. 

Avcı, AK Parti İl Başkanlığı'nın Batıkent Mahallesi'nde bir restoranda düzenlediği iftar programı sonrası gazetecilerin sorularını cevapladı.

Anayasa Mahkemesi'nin, dershanelerin kapatılmasına ilişkin davada Pazartesi günü kararını açıklayacağının anımsatılması üzerine Avcı, 8 Temmuz Çarşamba günü Anayasa Mahkemesi'nde dershanelerin özel okullara dönüştürülmesi süreciyle ilgili yasa tasarısının iptali istemiyle açılan dava görüşmelerine katılmak üzere Anayasa Mahkemesi'ne gittiğini söyledi. 

Milli Eğitim Bakanı olarak Anayasa Mahkemesi'nde 1,5 saat süren açıklama ve bilgilendirme yaptığını belirten Avcı, "Bazı medya organlarında, özellikle paralel medyada, Anayasa Mahkemesi'ndeki görüşmelerle ilgili akla, hayale gelmedik yalan haberler yayımlandı" şeklinde konuştu. 

"Paralel medyada 'dershaneleri sevdiğimiz için kapatıyoruz' şeklinde yazılan abuk sabuk cümle katiyen ne benim ağzımdan ne başka bir bürokratın ağzından çıkmamıştır, böyle bir şey gündeme gelmemiştir" diyen Avcı, "Paralel örgütle bağlantılı sendika temsilcilerinin ve avukatların sorduğu sorular sanki Anayasa Mahkemesi Başkanı tarafından sorulmuş gibi haberler yapılıyor. Bu doğru değil. Onlara da gereken cevaplar, tarafımdan orada verilmiştir" ifadesini kullandı.

Bu dezenformasyon ve yalan haber kampanyasının arkasında, Anayasa Mahkemesi'ni olabildiğince psikolojik baskı altına alma amacı yattığını belirten Avcı, şöyle konuştu: 

"Bu paralel yapılanmanın yalancılıkta, itibarsızlaşma faaliyetlerinde ne kadar fütursuz olabileceğini dolayısıyla dershanelerin dönüştürülme sürecinin ne kadar yerinde olduğunu da bu vesile ile bir kez daha gördük. Pazartesi günü mahkeme bu konuda kararını verecek. Sadece bu konuda değil, biliyorsunuz iptal istenen başka maddeler de var. Okul yöneticilerinin atanmasına ilişkin yapılan yasal düzenlemeye ilişkin iptal istemleri var. Bunların hepsini mahkeme değerlendirecektir. Biz mahkemeden çıkacak her türlü sonuca hazırlıklıyız. Eğitim camiamızın, çocuklarımızın, velilerimizin, öğretmenlerimizin tedirgin olmalarını gerektirecek bir durum yok."

-"Milli Eğitim Bakanlığı ne yaptığını çok iyi biliyor"

Milli Eğitim Bakanlığı'nın ve ÖSYM'nin yaptığı sınavların nasıl bir takvim doğrultusunda yargıya taşınabileceğine ilişkin, bütün partilerin mutabakatıyla 11 Eylül 2014 tarihinde Meclis'te yasal düzenleme yapıldığını anımsatan Avcı, şunları kaydetti: 

"Daha önce SBS sürecinde sınavlar yapıldıktan tam 9 ay sonra, yani bütün işlemler tamamlandıktan sonra mahkemeye müracaat edilip bir takım kaos üretmeye ilişkin kararlar çıkartılıyordu. Bunu önlemek için bütün partilerin katılımıyla el birliğiyle Milli Eğitim Bakanlığının ve ÖSYM'nin yaptığı ve yapacağı sınavlara ilişkin itirazların, mahkemelerce ivedi yargılama usullerine göre değerlendirilmesi konusunda bir yasa çıkardık. Bu yasa şunu öngörüyordu:  'Milli Eğitim Bakanlığı'nın yaptığı sınavlara itirazlar sınav bitiminden sonra 10 gün içinde yapılacaktır', 10 günden sonra yapılan itirazlar yasaya göre dikkate alınmayacaktır."

Yasanın işleyiş süreci hakkında bilgi veren Avcı, şöyle devam etti:

"Yasalaşan metinde, dava açma süresi 10 gün, dava açıldıktan sonra ilk inceleme ve tebliğe çıkarma süresi 7 gün, savunma süresi tebliğden itibaren üç gün, üç güne ek bir defaya mahsus üç gün daha uzatılabileceği, bu sürenin sonunda dosyanın tekemmül etmiş sayılacağı belirtilmektedir. Bu davalar, dosyanın tekemmülünden itibaren en geç on beş gün içinde karara bağlanır. Dolayısıyla toplamda 38 günlük bir yargı süreci tanımlanmıştır. Nitekim biz bu dönem sınavlara ilişkin süreçleri, mahkemelerden gelebilecek bütün ihtimalleri göz önüne alarak 38 gün değil, 55 günlük bir takvime göre ayarladık. Buna rağmen aldığımız duyumlara göre, hala sınavların bitiminden 8-9 ay sonra bir kargaşa ve kaos ortamı oluşturmaya yönelik olarak bazı mahkemelerden karar istihsal edilmeye çalışıldığına dair bilgiler geliyor. Kamuoyu bundan tedirgin olmasın, yasa çok açıktır. Milli Eğitim Bakanlığı ne yaptığını çok iyi biliyor." 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.