'Türkiye Suriye meselesindeki duruşuyla insanlığın onurunu kurtarmıştır'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her zaman ifade ettiğim hususun altını tekrar çizmek istiyorum; Türkiye, Suriye meselesindeki bu duruşuyla küresel vicdanın sesi olmuş, insanlığın onurunu kurtarmıştır" dedi.

'Türkiye Suriye meselesindeki duruşuyla insanlığın onurunu kurtarmıştır'

banner390

İSTANBUL (AA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Her zaman ifade ettiğim hususun altını tekrar çizmek istiyorum; Türkiye, Suriye meselesindeki bu duruşuyla küresel vicdanın sesi olmuş, insanlığın onurunu kurtarmıştır" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Somali Altıncı Yüksek Düzeyli Ortaklık Forumu'nun açılışında yaptığı konuşmada, "Türkiye, Somali halkının güven ve barış içinde bir hayat sürebilmeleri için destek olmayı sürdürecektir. Malumunuz Somali kritik bir süreçten geçiyor. Devletin bütün kurumlarıyla birlikte yeniden yapılandırılması, engellerle dolu zahmetli ve uzun bir yoldur. Federal yapının oluşturulması, yeni anayasanın kabulü, seçimlerin yapılması gibi kilometre taşları her ülkenin tarihinde uzun tartışmaların, gerilimlerin sonunda oluşabiliyor. Somali Federal Hükümeti'nin ve bölgesel yönetimlerin kararlarını verirken Somali'nin geleceğini ve çıkarlarını koruyacağına inanıyorum. Bu zorlu süreçte Somali'ye destek olmalı, onları asla yarı yolda bırakmamalıyız" ifadelerini kullandı.

"Mesafe ve sınırlar, daha önce olmadığı kadar erozyona uğramış, anlamını yitirmiştir"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin çevresindeki ülkelere bakıldığında Somali'deki çabaların önemi ve kıymetinin daha iyi anlaşılacağını dile getirdi.

İmkanların yanı sıra sorunların da küreselleştiğine değinen Erdoğan, şunları söyledi:

"Bugün hiçbirimizin ne kadar uzakta yaşanırsa yaşansın ortaya çıkan dramlara kayıtsız kalması, kendini gelişmelerin dışında tutabilmesi mümkün değildir. Mesafe ve sınırlar, günümüzde, daha önce olmadığı kadar erozyona uğramış, anlamını yitirmiştir. Suriye ve Irak'ta yaşanan hadiselerde olduğu gibi terörizm, istikrarsızlık ve göç sorununun yüzlerce ülkeyi bir şekilde etkilediğini görüyoruz. Yıkılan devlet yapılarının yol açtığı savaşlar, karışıklıklar, acılar, gözyaşları, göçler, hepimizin gözleri önünde cereyan ediyor. Derme çatma botlarla umut yolculuğuna çıkan mültecilerin azgın bir dalgayla sönen hayatları, kıyıya vuran masum bebek bedenleri parçalanan aileler, yetim ve öksüz kalan çocuklar asla unutmamamız gereken gerçeklerdir. Her akşam seyrettiğimiz haberlerde, okuduğumuz gazete ve dergilerde, sosyal medyada şahit oluğumuz bu acı tablo, Suriye'deki insanlık dramının yansımalarından sadece bir kısmıdır. Şu ana kadar 400 bini aşkın insanın öldürüldüğü Suriye'ye herhalde insanlık olarak duyarsız kalmamız mümkün değildir. Zulmün ve katliamın çok daha büyüğü, çok daha insafsızı, balistik füzelerle, varil ve misket bombalarıyla hemen yanı başımızda yaşanıyor."

"Türkiye olarak komşumuzda yaşanan bu drama sessiz kalamazdık"

Bunların kiminin kendi ülkesinde, kiminin de başka ülkelerde mülteci durumuna düştüğünü ifade edenErdoğan, "Türkiye olarak komşumuzda yaşanan bu drama sessiz kalamazdık. Nitekim bugün ülkemiz, dinine, diline, etnik kimliğine bakmadan, hiçbir ayrım yapmadan 3 milyonu aşkın sığınmacıya ev sahipliği yapıyor. Bugün Türkiye dünyada en fazla sığınmacıya ev sahipliği yapan ülke konumundadır. Türkiye aynı zamanda dünyada milli gelirine oranla insani kalkınma yardımlarını en fazla artıran ülke olmuştur" diye konuştu.

Türkiye'nin Suriye meselesindeki bu duruşuyla küresel vicdanın sesi olduğunu, insanlığını, onurunu kurtardığını dile getiren Erdoğan, "Bakınız biz bunları çıkar hesabıyla veya bir karşılık beklediğimiz için değil, tamamen insani duruşumuzun bir gereği olarak yapıyoruz. Fakat durum Türkiye'nin artık tek başına, kendi imkanlarıyla kaldırabileceği bir yük olmaktan çıkmış bulunuyor" ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde rejim ve destekçisi ülkelerin Halep ve Türkmen bölgesi başta olmak üzere Suriye'nin kuzeyindeki hava saldırılarını yoğunlaştırdığına dikkati çekerek, şöyle devam etti:

"Suriye'nin kadim şehirleri tarihinde hiç görülmedik şekilde bombalanıyor, yok ediliyor. Bu saldırılarda sadece son on günde çoğu sivil 600'ün üzerinde masum insan hayatını kaybetmiştir. Bu saldırılar güney sınırımızda yeni bir göç dalgası oluşturdu. Suriye'deki kaos, DAEŞ, El-Nusra, PYD, YPG gibi terör örgütleri için büyüyüp serpilecekleri ortam sağladı. Nitekim Suriye şu an terör ihraç eden bir ülke konumuna gelmiştir. Türkiye, Suriye kaynaklı tehditlerin acısını en fazla hisseden, terör saldırılarından en çok etkilenen bir ülkedir. Sınırımız sadece Suriye ile 911 kilometredir. Bunun yanında Irak ile sınırımız yine 350 kilometre civarındadır. Teröre ve terörü destekleyen ülkelere karşı artık tüm devletlerin ortak ve ilkeli bir duruş sergilemesi gerekiyor. Bu konuda 'ama'lı, 'fakat'lı ifadeler kullanmak, 'iyi terörist, kötü terörist' ayrımına gitmek, daha önce gördüğü irtibatı şimdi yok saymak, teröre destek olmaktır. Bu tarz bir duruşla terörle başarılı bir mücadele olamayacağını artık heresin idrak etmesi, anlaması gerekiyor."

"Terör örgütleri arasında hiçbir fark yok"

Erdoğan, Türkiye'nin 30 yıldır ülkede bölücü terör örgütüyle mücadele ettiğini belirterek, "Bizim nazarımızda terör örgütleri arasında hiç bir fark yoktur. Eş-Şebab ile DAEŞ veya El-Nusra ya da PKK, PYD, YPG arasında bir ayrım gözetmedik, gözetmiyoruz. Terör, dünyanın her yerinde kim tarafından yapılırsa yapılsın terördür ve bu tehdide karşı kararlı bir şekilde mücadele edilmelidir. Temennimiz, bu anlayışın istisna olmaktan çıkıp, tüm ülkeler nezdinde ortak bir hareket tarzına dönüşmesidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Somali'nin diğer konularla birlikte terörle mücadelede de desteğe ihtiyacı bulunan bir ülke olduğunu dile getirerek, bu bakımdan Somali'de olumlu mecrada kaydedilen ilerlemelere hep beraber sahip çıkılması gerektiğini anlattı.

Somali'nin istikrarının sadece bu ülke için değil tüm bölge ve kıta için hayati önem taşıdığını ifade eden Erdoğan, "Gelin 2011'de yaşanan insanlık trajedisinin tarihin tozlu raflarında kalmasını sağlayalım. Elbetteki burada asıl sorumluluk Somalili liderlerin omuzlarındadır. Bir Somali atasözünün dediği gibi, 'Sadece senin avucunun içindeki su susuzluğunu giderebilir'. Somali'ye öncelikle Somaliler sahip çıkacak, kendi yaralarını öncelikle onlar saracaktır. Burada bizlere düşen onların bu çabalarına destek olmak, gerekli yardımı sağlamaktır" diye konuştu.


Etiketler; #türkiye

İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.