Yasin Börü davası

- Diyarbakır'da, 6-7 Ekim 2014'te Kobani (Ayn el Arap) bahanesiyle gerçekleştirilen izinsiz gösterilerde Yasin Börü ile üç arkadaşının öldürülmesi, bir kişinin yaralanmasına ilişkin 34 sanığın yargılandığı davada tutuklu 21 sanıktan 4'ünün tahliyelerine karar verildi - Duruşmada dinlenen gizli tanık Kanarya 1'den, sanıklardan hangilerinin olaylara karıştığını teşhis etmesi istendi - Gizli tanık, teşhis işlemi sırasında, sanıklar arasına yerleştirilen bir adliye memuru ve bir sivil polisi de sanık zannederek, olay yerinde bulunduklarını iddia etti

Yasin Börü davası

banner390

ANKARA (AA) - Diyarbakır'da, 6-7 Ekim 2014'te Kobani (Ayn el Arap) bahanesiyle gerçekleştirilen izinsiz gösterilerde Yasin Börü, Ahmet Dakak, Riyat Güneş ve Hasan Gökguz'un öldürülmesi, bir kişinin yaralanmasına ilişkin 34 sanığın yargılandığı davada, tutuklu 21 sanıktan 4'ünün tahliyeleri kararlaştırıldı.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki davanın öğleden sonraki bölümünde müşteki avukatlarından Selçuk Kar, davanın daha büyük salonda yapılması yönündeki taleplerinin mahkeme tarafından reddedildiğini hatırlattı.

Kar, "Bu karar hukuka aykırıdır, rücu edilmelidir. Bu uygun görülmezse dosyadan heyetin el çekmesini talep ediyoruz. Bu da kabul edilmezse reddi hakim talebinde bulunuyoruz" diye konuştu.

Mahkeme heyeti, talebi değerlendirmek üzere duruşmaya bir süre ara verdi.

Mahkeme Başkanı Musa Yeşil, aranın ardından, Ankara adliye binasının yaklaşık 25 yıllık olduğunu, Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi salonunun Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) ile özel yetkili mahkeme olarak görev yaptığını hatırlattı. Salon kapasitesinin yaklaşık 200 kişi olduğunu belirten Yeşil, aleniyet ilkesini bozacak ve adil yargılamayı etkileyecek bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle heyetin davadan çekinmesi ve reddi hakim taleplerini reddettiklerini açıkladı. 

Karar üzerine müşteki avukatları salondan ayrıldı. 

-Gizli tanıkların beyanı

Duruşmada daha sonra gizli tanık "Kanarya 1", ses ve görüntüsü değiştirilerek, görüntülü sistemle ifade verdi.

Kanarya 1, beyanında olay mahallinin, bulunduğu yere yakın olduğunu söyleyerek, "Sanıkların çoğu bulunduğum mevkideydi. Yaptıklarını tam söyleyemem. 'Vurun, öldürün. İŞİD'çiler burada' diye laflar ediliyordu" ifadesini kullandı. 

Maktullerin apartmandan aşağı atılmasını görmediğini belirten Kanarya 1, "Ancak birisini sürükleyerek ana caddeye getirdiklerini gördüm. Sürükleyenlerin yüzleri açıktı. O esnada ne bulurlarsa ellerine alıyorlardı" dedi.

-Gizli tanığa teşhis yaptırıldı

Beyanının alınması sonrasında Kanarya 1'den sanıkları teşhis etmesi istendi. Bu işlem sırasında sanıkların yakın plan görüntüleri çekilerek hem salondaki perdeye hem de gizli tanığın bulunduğu yere aktarıldı.

Sanıklar Hasan Uyanık ile Hasan Aldemir'i teşhis eden Kanarya 1, "İki kişi kalabalıkta vardı, yüzleri kapalıydı. Giydikleri kıyafetlerden tanıdım" dedi.

Sanık avukatının, 'Hasan Uyanık'ı nasıl tanıdığınızı ayrıntılı anlatır mısınız? Aradan zaman geçti, nasıl şimdi teşhis ediyorsunuz?" sorusu üzerine Kanarya 1, "Bu arkadaşı MOBESE görüntüleri ve bulunduğum yerde gördüm, olayın olduğu yerde. Olaydan bir yıl geçti, bilgisayar gibi hafızam yok. Kalabalığın içindeydi, bağırıp çağırıyordu. Yüzden fazla kişi vardı. Bazı kişiler nerede olursa olsun gözlerinden de tanınır" diye konuştu.

Kanarya 1, sanıklardan Abdurrahim Pamuk, Memet Şah Yüce, Mecnun Akkoyun'un da olayları gerçekleştiren grubun içerisinde bulunduklarını ileri sürdü.

-Sanık olmayanları da "teşhis" etti

Duruşmaya daha sonra bir kez daha ara verildi. Bu sırada gizli tanığın bulunduğu yer ile bağlantı kapatıldı. Mahkeme heyetinin kararıyla, Kanarya 1'in beyanının doğruluğunun anlaşılması amacıyla sanıkların arasına iki sivil polis ile iki adliye memuru da oturtuldu. Gizli tanık Kanarya 1'in teşhis işlemine bu şekilde devam edildi. 

Kanarya 1, teşhis işlemi sırasında kimi sanıkların olay yerinde bulunduğunu savundu, bazı kişilerin orada olup olmadığını ise hatırlamadığını bildirdi. 

Ancak gizli tanığın olay yerinde bulunduğunu öne sürdüğü kişiler arasında, sanık olmayan sivil polis ve adliye personeli de yer aldı. 

Kanarya 1, adliyede görev yapan bir sivil polis için, "Oradaydı başkanım. Elinde sopa vardı. Yüzünü kapattı. Dışarıda olanların arasındaydı. Bu kişiyi şahsi olarak tanımıyorum ama bulunduğum yerde görmüştüm" ifadelerini kullandı.

Mahkeme heyeti daha sonra, dosyadaki bazı kişilerin fotoğraflarını cep telefonuyla çekerek, Kanarya 1'in bulunduğu yerdeki hakime gönderdi. Hakimin telefonundan fotoğraflara bakan Kanarya 1, bu kişilerden birinin olay yerinde olduğunu hatırladığını, diğerini ise hatırlamadığını bildirdi.

Duruşmada Kanarya 1'in beyanı alındıktan sonra tutuklu sanık avukatları müvekkillerinin tahliyelerini talep etti.

Cumhuriyet Savcısı Umut Sadak, tutuklu sanıklardan Abdulvahap Turan, Cihan Yıldız, Sedat Çolak, Hasan Aldemir ve Rıdvan Baş'ın adli kontrol şartıyla tahliyelerini talep etti.

Sadak, gizli tanık Kanarya 1'in açıklamalarının çelişkili olduğunu, beyanlara itibar edilemeyeceğini, olay yerinde olduğunu iddia ettiği kişilerin birinin askerde, birinin cezaevinde ortaya çıktığını belirtti.

Verilen aradan sonra kararı açıklayan Mahkeme Başkanı Musa Yeşil, tutuklu sanıklardan Abdulvahap Turan, Hasan Aldemir, Cihan Yıldız ve Rıdvan Baş'ın adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verildiğini belirtti.

Müşteki avukatlarının reddi hakim talebinin değerlendirilmek üzere Ankara 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar veren mahkeme duruşmayı erteledi.

 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.