Terbiye etmekle yükümlü olduğumuz, bu sebeple mahşerde birinci derecede sorumlu bulunduğumuz, ama terbiye etmeye güç yetiremediğimiz, acizliğimizin göstergesi, Peygamber Efendimizin (a.s.v.) diliyle her an şerrinden Allah’a sığınmaya ve Allah’tan yardım istemeye mecbur olduğumuz temel içgüdümüz nefsimizdir.

Nefis; her an bizimle olan, gaflet anımızı kollayan, bizi doğru yoldan alı koymaya çalışan, mücadele edip sonunda cihada ermemizi sağlayan durumdur.
Nitekim Peygamber Efendimiz (a.s.v.) bir duâsında buyuruyor ki: “Allah’ım! Göz açıp kapayıncaya kadar dahi beni nefsimle baş başa bırakma! (ÂMİN)
O kadar aciziz ki göz açıp kapatmak çok kısa süren bir refleks olmasına rağmen nefisimize uymamız için o kısa süren refleks çok da uzun değildir. Peygamber Efendimizin de buyurduğu gibi Rabbimiz bizi göz açıp kapatana kadar nefsimize uydurmasın. (ÂMİN)

Müminin çeşitli vazifeleri vardır: Ailesine(eşine, annesine, babasına, evlatlarına ), komşusuna, bedenine, en önemlisi nefsine karşı vazifeler. Bedenimiz yani cesedimiz bizim bineğimizdir. Cesedin üzerine sultan olarak ruhumuz konulmuştur. Sultanın veziri olarak aklımız, vezirin askerleri olarak uzuvlarımız konulmuştur. O uzuvlara Allah’ın hükümlerini yaptırmak, haramlardan korunmak, nefsimizi terbiye etmek, bedenin bizim üzerimizdeki hakkıdır. Onun için Allah’ın Resulü, “Nefsiniz bineğinizdir. Yumuşaklık ve şefkat ile muamele edin.” Buyurmuştur. Yumuşaklıktan kasıt gevşek davranmak değil, yavaş yavaş nefsimizin istediklerini yapmayıp kalıcı olarak kendimizi kontrol etmektir. Unutmamalıyız ki keskin sirke küpüne zarardır.
Her ibadet müminin ıslahı, nefsin terbiyesi içindir. En güzel nefis terbiyesi oruç ile yapılırken kişilere göre de değişmektedir. Şöyle ki; kişilerin zaafı neyse(yemek, içmek, çok uyumak, gezmek, namaz kılmakta zorlanmak gibi) nefis mücadelesi onlara karşı olmalıdır. Hepimizin bildiği gibi Peygamber Efendimizin (s.a.v.) bir tek hurma ile oruç tutup nefsiyle savaşmıştır. Bizlerde oruç tutarak nefsimizle savaşalım İNŞALLAH…
Günlük yaşamımızdaki ibadetlerimizden en faziletlisi olan beş vakit namaz ayrıca nefsimizi terbiye etmemizin en güzel yoludur. O halde günde beş defa alınan abdest ve kılınan namaz da bizi terbiye etmelidir. Gerçek nefis terbiyesi için ibadetlerde samimi olmalıyız. Namaz kılmak yatıp kalkmaktan ibaret olmayıp, yaratıcımızın huzuruna vardığımızın, huzuruna varabilmemizin kıymetini bilerek buna göre secde etmeliyiz.
DUÂ
Ey Rabb-i Rahim’im! Biz kendimizi bilmezken, Sen bizi bildin, diledin ve yarattın! Bizi insan yaptın; bize şahane bir akıl, zalim bir nefis ve mutî(yumuşak) bir kalp verdin ve önümüze Cennet koydun en önemlisi Cemalullah gibi bir hedef koydun! Rabbim! Seni bilmeyi, bulmayı ve şükretmeyi bize nasip et! Bizi nefsimize bırakma! Nefsimizi sana kul eyle! Sana olan yolculuğumuzda elimizden tut! Bizden yardımını esirgeme!
Âmin!