CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:

- "Bu seçimler Türkiye'nin kader seçimleridir. Baskıya diktaya, teröre, acıya, kana 'evet' diyeceğiz ya da huzur ve refah içinde bir Türkiye'den yana tercihimizi kullanacağız" - "Dış politikada karar alınırken iktidarıyla muhalefetiyle karar alınması lazım. Dış politikanın milli olması lazım"

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu:

banner390

NİĞDE (AA) - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu seçimler Türkiye'nin kader seçimleridir. Baskıya diktaya, teröre, acıya, kana 'evet' diyeceğiz ya da huzur ve refah içinde bir Türkiye'den yana tercihimizi kullanacağız" dedi.

Kılıçdaroğlu, Niğde merkezdeki Şadırvan Park'ta toplanan vatandaşları selamladıktan sonra Ulukışla ilçesini ziyaret etti.

 Parti otobüsünün üzerinden vatandaşlara hitap eden Kılıçdaroğlu, 1 Kasım seçimlerinin çok önemli olduğunu belirterek, öncelikle herkesin sandığa gitmesini gerektiğini söyledi.

1 Kasım seçimlerinin  ihmal edilmemesi gerektiğine dikkati çeken Kılıçdaroğlu, herkesin komşusunu, arkadaşını akrabalarını alıp birlikte sandığa gitmelerini istedi.

Bu seçimlerde Cumhuriyetin oylanacağının anlatılmasını isteyen Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Bu seçimler Türkiye'nin kader seçimleridir. Baskıya diktaya, teröre, acıya, kana 'evet' diyeceğiz ya da huzur ve refah içinde bir Türkiye'den yana tercihimizi kullanacağız. Bu seçimlerde sandığa gidip oyumuzu kullanmak çok önemli. Dolayısıyla eğer Türkiye'de huzur ve refah istiyorsak oyumuzu CHP'den yana kullanmak zorundayız. Tam gün eğitime geçilecek. Çocuklar yemeklerini okulda yiyecekler aileye yük olmayacaklar, biliyorum bunun için de diyecekler 'parayı nerden bulacaksın'. Sen sarayına para bulurken bizim sesimiz çıkmıyor da ben çocuklarımıza öğle yemeği verirken mi? diyeceksin."

-"Kamuda çalışan 800 bin kişiye kadro vererek onları istihdam etmek istiyoruz"

Atama bekleyen 800 bin öğretmen ile taşeron çalışanın olduğunu anlatan Kılıçdaroğlu, taşeronların, asgari ücretle, sosyal güvencesiz ve gelecek güvencesi olmaksızın pek çok kişi istihdam ettiğini vurguladı.

Bu düzeni değiştirmek istediklerini ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Kamuda çalışan 800 bin kişiye kadro vererek onları istihdam etmek istiyoruz. Buna hazır mısınız? Siz bunlara hazırsanız size söz veriyorum bend e hazırım, bunları birlikte yapacağız. Size güven noktasında en ufak bir endişem yok. Ama Türkiye'nin geleceği ile ciddi endişelerim var. Bakkalı, manavı, herkes birbirine, 'ne olacak bu memleketin hali' diye soruyor. Bu memleketin yönetimini, geleceğini, çocuklarımızın geleceğini birlikte düşünmek zorundayız. Bir araya gelip 1 Kasım'da kararımızı vermeliyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürkün partisini iktidara taşımalıyız. Bu ülkede işsizlik belasını da terör belasını da bitirmeliyiz."

- "Dış politikanın milli olması gerekir"

Suriye'den Ankara'ya, Cilvegözü'ne nereye giderseniz gidin, canlı bombalar geldiğini belirten Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

"Bizim Suriye'nin iç işlerine müdahaleye ne hakkımız var? Ne işimiz var orada? Sadece Suriye ile değil Mısır'la da kavga ettik. Mısır'la neden kavga ediyoruz. O yetmedi Irak'la kavga ettik. Biz kavga ettik, faturayı biz ödüyoruz. Sarayda oturanlar faturayı ödemiyor. Turist gelmiyor memlekete. Ürün üretiyor, dost memleket kalmadığı için ihraç edemiyorsunuz. Baktığınız zaman çok boyutlu bir problemle karşılaşıyorsunuz. Dış politika önemlidir. Dış politikada karar alınırken iktidarıyla muhalefetiyle karar alınması lazım. Dış politikanın milli olması lazım. Ama bunlar dış politikayı iç politika malzemesi haline getirdiler ve dış politikada öyle bir politika güttüler ki faturasını millete çıkardılar. Bu dış politikanın değişmesi gerektiğini söyleyen bir genel başkanım." 

- "Bu güzel yurdumuz da ne ezen ne ezilen olsun"

Savaşın ne olduğunu en iyi bilenin Gazi Mustafa Kemal Atatürk olduğunu işaret eden Kılıçdaroğlu,  "Bütün hayatı savaş meydanlarında geçmiştir. Atatürk sonunda şunu söylemiştir, 'Savaş zorunlu olmadıkça bir cinayettir' demiştir. Arkasından savaş bitmiştir, bayrağımızı, özgürlüğümüzü kazanmışızdır. Gazi Mustafa Kemal ben yurtta da dünyadada barışı istiyorum demiştir. Bu slogan bütün dünyanın ortak sesi olmuştur. Bu güzel Türkiyede bu güzel yurdumuzun da ne ezen olsun ne ezilen olsun insanca, hakça bir düzen olsun, bunu savunuyoruz" diye konuştu.

Çiftçinin ektiği ürünün karşılığının verilmediğini savunan Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti:

"Mazotu, benzini çiftçiye 1 lira 80 kuruştan vereceğiz. Çiftçi üretsin eksin biçsin diye çiftçi üretmese karnımızı nasıl doyuracağız. Çiftçiyi sen öldürürsen, dünyanın en pahalı mazotunu verirsen, ektiği ürünün karşılığını vermezsen çiftçi neyi ekecek nasıl geçinecek. Eskiden ürettiğimiz ürünü Mısır'a, Suriye'ye Irak'a, Rusya'ya İran'a satardık. Şimdi 'Düşmansınız sizin ürünlerinizi niye alalım' diyorlar. 13 yıldır iktidardalar çiftçiyi esnafı perişan ettiler. Çiftçi üretiyorsa alınterinin karşılığını vereceğim. Bunun yolu 1 Kasım'da sandığa gidip CHP'yi iktidara taşımaktır."

 


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.