Genel seçime doğru

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, "Demokratik hak ve özgürlükleri kullanarak sandıktan bir şekilde çıkanların, daha sonra kendilerini oraya getiren hak ve özgürlükleri kelepçeleyerek, prangalayarak, budayarak, tek sistemli...

Genel seçime doğru

banner390

ANKARA (AA) - CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, "Demokratik hak ve özgürlükleri kullanarak sandıktan bir şekilde çıkanların, daha sonra kendilerini oraya getiren hak ve özgürlükleri kelepçeleyerek, prangalayarak, budayarak, tek sistemli bir parti devletine taşıma sürecidir bu" dedi.

Koç, seçim çalışmaları kapsamında, Batıkent'te bir düğün salonunda vatandaşlarla bir araya geldi.

Mutlu bir haziran sabahına uyanmak istediklerini belirterek, konuşmasına başlayan Koç, Türkiye'de "Gerçek demokrasiyi, tüm kurum ve kurallarıyla işletebilir hale getirmeyi" arzuladıklarını ifade etti.

Koç, "Gerçek amacımız, huzuru, barışı, kardeşliği, üreten bir toplumu, ürettiğimizi de hakça bölüşen bir toplumu oluşturma gayretidir" diye konuştu.

Yaklaşık 15 gün sonra seçimlere gidileceğini anımsatan Haluk Koç, "Ortada dolaşan iki tane figür var. Onlara cevap vermemek üzere bir strateji kurduk ve doğrudan bu milletin sorunlarını gündemimizi aldık. Onlara nasıl çözümler üretebileceğimizi, bir yandan da demokrasinin uğrağı zaaf noktalarını nasıl tamir edebileceğimizi açıklamaya dönük bir strateji uyguluyoruz" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nu eleştiren Koç, "Milletin kesesinden yapılmış, bizlerin helal vergileriyle yapılmış, kaçak sarayın sakini var. Bir panik havası içerisinde. Bir tedirginlik var, bir korku var" iddiasında bulundu.

 Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Davutoğlu'nun programlarının bazen çakıştığını belirten Koç, şunları kaydetti:

"O meydan büyüğün, öteki meydan küçüğün. Bazen çakışıyorlar, dün olduğu gibi. Gerçek manzara şu. Ortada bir kişi dolaşıyor. Şiirler okuyor, alıntılar yapıyor ama içinden de şunu söylüyor. 'Gözünü seveyim, beni ufak tefek gördün de karamürsel sepeti mi zannettin?' diyor. 'Bırak da üç dört gün ağız tadıyla Başbakanlık yapılım' diyor. İçinden geçen o bir tanesinin. Diğeri, 'Sana bırakırsam ipleri, sandık kötü gidiyor ilk izlenimler. Bu sandıkta, hepimizi, milletin bağımsız mahkemelerinin önüne çıkartacak bir sonuç çıkarsa, yanacak can benim canım. Onun yüzünden, sana bırakmıyorum meydanları' diyor. Ben, böyle okuyorum. Bu, Türkiye'ye iktidar tarafından vurulan damganın fotoğrafı.'' 

Koç, konuşmasına şöyle devam etti:

"Biz ne yapıyoruz? Bir yandan hayalet bir Başbakan; bir yandan meydan meydan devletin uçağı, valisi, emniyeti arkasında dolaşan Cumhurbaşkanı. İkisini birleştirilim. Bu fotoğraf karşısında, biz dersimize çalıştık. Daha önce yapılan emekleri hor görmüyor, verilen gayretleri yok saymıyorum ama ilk defa Sayın Kemal Kılıçdaroğlu döneminde 1980 öncesindeki seçimlere giden yoldaki CHP gibi ete kemiğe bürünmüş, halkın haklarını ön plana çıkartan, demokrasi, özgür Türkiye taleplerini yükselten ve sıkıntı altındaki tüm toplumsal kesimlere oluşturulan milli geliri, refahın tabana hakça yayılması için projelendirmiş bir CHP var."

Türkiye'nin yavaş yavaş uluslararası arenadan tecrit edildiğini ve ağırlığının kalmadığını ve dört önemli komşusunda büyükelçinin bulunmadığını öne süren Haluk Koç, "Komşularında yaşanan iç savaşının tarafı olan bir Türkiye ile, tercihini ne acıdır ki mezhep temelli politikalara yatıran ve Ortadoğu'da ve bilhassa Suriye'de akan kanda vebali olan bir Türkiye fotoğrafıyla karşı karşıyayız" dedi.

Koç, eleştirilerini şöyle sürdürdü:

"Kendi içinde toplumunu kutuplaştırmış, insanını ayrıştırmış, miting meydanlarında dahi insanların en temel özelliklerini, en doğal haklarını kendi taraftarlarına yuhalatan insanların yönettiği Türkiye fotoğrafı var. Gelir dağılımı adaleti bozulmuş bir Türkiye manzarası var. Kamuoyu anketlerine bakıyoruz, yandaş anket firmaları dahil tümünün işaret ettiği bir şey var. Yüzde 40'ın altına inen ve kalan 15 günde de güneşe bırakılan kar topu gibi erimeye de devam edecek olan bir oy oranları var. 19 Nisan'dan sonra süreç farklılaştı. Sayın Kılıçdaroğlu, isimlerini dahi ağzına almadan milletin beklediği çözüm önerilerini dört ayak şeklinde açıkladı. Bir, refahın tabana yayılması projesi. İkincisi, tam demokrasi. Tüm kurum ve kurallarıyla işleyen demokrasi, hesap verebilen bir siyaset, milletten toplananın son kuruşuna kadar açık seçik Meclis'te milletin önüne konabildiği bir siyaset. Üçüncüsü, üreten bir Türkiye."

''Biz Atatürkçülüğü, hep 1923 ile 1938 arasında donmuş bazı fikirlerle açıklıyoruz'' ifadelerini kullanan Koç,  şunları söyledi:

"Oysa, Atatürk ve Atatürkçülük bence, diyalektiğin ta kendisi. Yani, diyalektik dediğim, 'çağın gerçekleriyle yüzleş" diyor büyük Atatürk. 'Çağın gerçekleriyle yüzleşmenin cesaretini göster' diyor büyük Atatürk ve 'o gerçeklerle buluş ve ondan sonra hiçbir hurafeye, hiçbir kurtarıcıya ihtiyaç duymadan, aklın ve bilimin önceliğinde ilerlemenin, çağdaşlaşmanın yolunu, yöntemini tarif et' diyor. Atatürkçülük, bence tam da bu tarifle eş."

CHP'nin Atatürkçülük'ten feyiz aldığını vurgulayan Koç, "Atatürkçülük bir fetişizm değil, tam tersine hangi çağda yaşanıyorsa o çağın gerçekleriyle yüzleşmek ve ona karşı da aklın ve bilimin önceliğinde ilerlemenin, yürümenin, çağdaşlaşmanın, büyümenin, dik durmanın, onurlu bir ulus olmanın yolunu, yöntemini tarif etmektir" diye konuştu. 

-"Bu millet, bu halk 7 Haziran'da toplu kapanış töreni yapacak"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Koç, değişik illerde gerçekleştirilen toplu açılış törenlerine ilişkin, "Bazı yerlerde üçüncü, dördüncü kez açılış yapılıyor. Aslında, bunun bir bahane olduğunu, konuşmak ihtiyacını gidermek için bir bahane olduğunu biliyoruz" iddiasında bulundu.

Koç, "İstediğin kadar toplu açılış töreni yap. Bu millet, bu halk 7 Haziran'da toplu kapanış töreni yapacak size. O toplu kapanışı, yıllardır sindirilen, korkutulan, baskı altında tutulan bu halk yapacaktır, ben buna inanıyorum" dedi.

Kendisinin de dün sokaklarda olduğunu anlatan Koç, şunları kaydetti:

"Daha muhafazakar yurttaşlarımızın bulunduğu bir bölgeydi. Ciddi bir kırılma var. Bu kırılma, nereye kadar gidecek?  Ben yurttaşlarıma sesleniyorum. 7 Haziran'da eğer tilkiyi kümese tayin ederseniz, ondan sonra şikayet etmeye hiçbirinizin hakkı olmayacak. Tilki, tilkiliğini yapar. Şimdiye kadar ne yaptıysa, onu yapmaya devam edecek. Kendileri zenginleşecek, kendileri ayrı bir sınıf oluşturacaklar ki oluşturdular. Ama millet, kendi sorunlarıyla baş başa kalmaya devam edecek. Yine talimatla, polisler bu milletin evlatlarını öldürmeye çalışacaklar, yine talimatla insanlar sabah evlerinden alınacaklar, kanıtsız, yalancı tanıklarla ucube davalara konu edilecekler. Onun için, gücümüzü toplamamız gerekir."

Koç, dünyanın bütün inançlarında, bütün dinlerinde ve bütün dillerinde "Hırsızın tarifinin aynı olduğu" iddiasında bulunarak, "Bütün din ve dillerde hırsıza tek bir kelime söylenir. Hırsız, hırsızdır" dedi.

-"Açık, net bir devlet faşizmi var bugün Türkiye'de"

CHP'nin projeleri hakkında da bilgi veren Haluk Koç, Türkiye'nin artık üreten bir ülke olması gerektiğini, bunun önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiğini, bunun için sosyal devlet politikasının hayata geçirilmesinin şart olduğunu kaydetti.

Şiddete ve teröre asla pirim verilmemesini isteyen Koç, "Şiddet ve terör gölgesinde siyasetin şekillenmesi, demokrasinin geliştirilmesi inanın ki mümkün değildir" diye konuştu.

Koç, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Demokratik hak ve özgürlükleri kullanarak sandıktan bir şekilde çıkanların, daha sonra kendilerini oraya getiren hak ve özgürlükleri kelepçeleyerek, prangalayarak, budayarak, tek sistemli bir parti devletine taşıma sürecidir bu. Onun için, tanklarla, toplarla, tüfeklerle, radyoda televizyonlarda türkü söyleyen adamlarla gelmez faşizm bir ülkeye. Bazen, sandıktan demokrasinin herkese tanıdığı hak ve özgürlükleri kullanarak gelir; daha sonra da o hak ve özgürlükleri rafa kaldırarak da sandık yoluyla faşizm gelebilir. Türkiye'de yaşadığımız süreç, tam ikinci söylediğim gibidir. Açık, net bir devlet faşizmi var bugün Türkiye'de. Umutları birlikte yeşertelim, birlikte mücadele edelim. Sizi, karanlığa karşı, bakıya, despotluğa, yılgınlığa karşı hep beraber ayağa kalkarak gür bir sesle, 'demokrasi, özgürlük, hakkımızı istiyoruz' diyerek CHP'ye destek vermeye davet ediyorum."


İlgili Galeriler
Yorum yapabilmek için üye girişi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.