Öyle sosyal medyada duyulan bir haber değil, doğrudan evimizin önü, sokağımız, parkımız, bakkal yolumuzda.
Okulların kapanmasıyla çocuklar kapı önlerinde, sokaklarda oynarken başıboş köpeklerin hedefi haline geldi.
Bizzat şahit olduğum bir olayda bir kadına saldıran köpekler kadını yere düşürüp sürükledi.
Hastaneye götürdüm.
Geçen hafta yine aynı şey, bu kez top oynayan çocuklara saldırdılar.
Mahalleli olmasaydı kim bilir nasıl sonuçlanacaktı?
Sadece Yunus Emre değil, bu köpekler TOKİ Konutlarının olduğu bölge aynı dertten muzdarip.
Sahipli köpeklerine sahip çıkmayanlar yüzünden, adam boyunda çoban köpekleri mahalle aralarında saldırganca dolaşıyor.
Herkes ‘Oldu olacak biri ölsün de öyle önlem alınsın’ anlayışına teslim olmuş gibi.
Belediye daha önce bu şikayetlere kulak vermiş, köpekleri toplamış.
Ancak ne hikmetse toplanan köpekler kısa süre içinde yine aynı sokakta, aynı mahallede karşımıza çıkıyor.
Bu nasıl bir toplama işlemiyse artık!
Gözümüzün önünde dönüp duran bir çözümsüzlük.
Şunu açıkça belirtmek isterim: Bu yazının amacı hayvan düşmanlığı yapmak değil.
Aksine, sokak köpeklerinin de bir can taşıdığını, korunma, beslenme ve barınma haklarının olduğunu hepimiz biliyoruz.
Sorun, bu canların kendi kaderine terk edilmesinde.
Ne sokakta çocukların korkulu rüyası olmalılar, ne de çöplüklerde hayatta kalmaya çalışmalılar.
Sahip çıkılmalı, uygun koşullarda barındırılmalı ve denetimli bir sistemle hem onların hem insanların güvenliği sağlanmalı.
Hayvanlara merhamet, sadece sevmekle değil, akılcı çözümlerle olur.
Peki, soruyorum: Bir çocuk parçalanmadan harekete geçilecek mi?
Bir yaşlı kadın ağır yaralanmadan çözüm aranacak mı?
Her gün “bir şey olmasın” diye dua etmekten, çocuklarımızı dışarı çıkarmaya korkar hale gelmekten bıkmadık mı?
Hayvan sevgisi ayrı, insan hayatı ayrı.
Bu mesele artık duygusal değil, yaşamsal.
Konuyu defalarca ilettiğimiz Yunus Emre Mahalle Muhtarı Durmuş Ali Yumru, taleplerimiz üzerine defalarca barınak yetkililerini arayarak çözmeye çalıştı ancak mahallede ciddi bir sorun olan ve hayati tehlike taşıyan bu konuyu mahallelinin temsilcisi olarak basına, meclise, kamuoyuna taşımalı.
Çözmeye çalışmalıdır.
Çözüm üretilemediği yerde sorumluluk paylaşılmaz, derinleşir.
Bizler yetkililerden net, kararlı ve kalıcı bir çözüm istiyoruz.
Toplayıp geri salmak değil; tedbir, bakım, koruma, barınak ve en önemlisi de sorumluluk!
Unutmayalım: Saldıran köpek kadar, sessiz kalan yetkili de sorumludur.
Yorumlar
Kalan Karakter: