Dün Karaman, hepimizin yüreğini yakan bir acıyla sarsıldı.
Yollarbaşı Barajı'na giren üç çocuktan biri, ne yazık ki bir daha sudan çıkamadı.
Arkadaşları onu kurtarmaya çalıştı, başaramadı. Hemen yardım istediler. Bölgeye jandarma ve AFAD ekipleri sevk edildi. Aramalar sonuç vermeyince Konya'dan dalgıç ekipleri geldi ve yapılan çalışmaların ardından 15 yaşındaki gencin bedenine ulaşıldı.
Öncelikle Allah'tan rahmet, ailesine ve sevenlerine sabır diliyorum.
Ancak olayın ardından dikkatimi çeken başka bir konu oldu.
Henüz acı çok tazeyken sosyal medyada tek bir cümle dolaşmaya başladı:
"Karaman'da dalgıç olsaydı çocuk kurtulurdu."
İşte burada biraz durup düşünmek gerekiyor.
Dalgıç ekipleri tam da bu tür olaylar için vardır. Suda kaybolan kişilere ulaşmak, su altı araması yapmak ve gerektiğinde cansız bedeni çıkarmak onların görevidir. Nitekim bu olayda da dalgıç ekipleri geldi ve görevlerini yerine getirdi.
Peki Karaman'da bir dalgıç ekibi olsaydı sonuç kesin olarak değişir miydi?
Bunu bugün hiç kimse kesin olarak söyleyemez.
Belki evet...
Belki hayır...
Çünkü bunu belirleyecek olan şey sosyal medyadaki yorumlar değil, olayın teknik boyutu ve uzmanların değerlendirmesidir.
Ne yazık ki bizde artık acının ardından gerçekleri konuşmaktan çok, suçlu arama refleksi oluştu.
Bir olay yaşanıyor.
Daha ayrıntılar netleşmeden birileri hedef gösteriliyor.
Kurumlar suçlanıyor.
Şehirler eleştiriliyor.
Oysa sağlıklı bir toplum, öfkeyle değil bilgiyle hareket eder.
Elbette Karaman'da profesyonel dalgıç ekibinin bulunması konuşulabilir. Böyle bir ihtiyaç varsa değerlendirilir, eksikler giderilir. Bunlar kamuoyunun tartışabileceği son derece doğal konulardır.
Ama kesinliği olmayan bir varsayımı gerçek gibi sunmak, çözüm üretmekten çok algı oluşturur.
Bugün konuşmamız gereken en önemli şey, genç yaşta kaybettiğimiz bir evladın acısıdır.
Yarın ise eksikler varsa onları soğukkanlılıkla konuşur, daha iyisini nasıl yapabileceğimizi tartışırız.
Ama acının en sıcak anında doğruluğunu bilmediğimiz cümlelerle kamuoyunu yönlendirmek, ne aileye fayda sağlar ne de benzer acıların önüne geçer.
Çünkü bazı olaylarda en büyük tehlike, yaşanan acının kendisi kadar; o acının üzerine inşa edilen algıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: