Değerli hemşehrim, “uzakta bir köy vardı; o köy benim köyüm diyebildim mi?” dediysen ne mutlu sana!
Özlediğiniz o yer sadece bir toprak parçası ve kerpiç evden ibaret değildir, orası doğduğun yerdir, çocukluğunun geçtiği, atalarının mezarıdır, geride kalan anıların Baban, Annen, geride bıraktığın belki de yavuklundur içinde insan yaşamayan harabeye dönmüş binalar sokağından insan olmayan okulunda öğrencisi olmayan bir yerdir köyün.
İçimdeki sıkıntı beni çocukluğumun geçtiği o sokaklara çimdiğim derelere, koyun kuzu güttüğüm yaylalara, oraklarla derdiğim ekinlere, sabanla kaldırdığım harman, üç ardıçtan seyrettiğim, Avdan, purçudan eşek sırtında getirdiğim odunlar. Aynı tencereden bulgur pilavı yerken kaşıkların çıkardığı sesleri, dibekte dövdüğüm cevizli şekerli pardüsümün cebine koyduğum kepeği güzine sobada yaptığım gümpiri. Kayadibinden başlayıp goyakta sona eren olta atmaları aklıma düşünce köyüm, her şey daha dün gibi birden canlanıyor.
Köyün ağlıyor arkandan; dönüp gelin çocukluk anılarınıza, ne isterseniz vereyim yeter ki dönüp gelin. Köyün hali dört mevsim, hep sonbahar... Ne gelen var ne giden, kuşlar bulutlar bile gelmiyor artık. Kurumuş dal gibiyim ha kırıldım ha kırılacak. Unutma ki anıların benim varlığımla yaşayacak. Doğduğun yerdeki havaya, ağaçlara, toprağa vefa borcun var, bu kul hakkıdır sakın unutma!
Değerli hemşehrilerim: köyümüzde 50 yaş altı çok az insanımız kaldı. 15-20 yıl sonra nüfus kalmayacak ve yılda bir defa havasını soluyacak, suyunu içtiğiniz yeriniz de olmayacak. Atalarımızın mezarları bile yok olacak. Bir toplumda herkes mühendis olur ise anahtar tutacak insan kalmaz bu yüzden her bir bireyin yapacağı hizmetler vardır.
Bu nedenle hiçbir şekilde "ben neyim ki? Ne yapabilirim ki?” gibi düşünceleri aklımızdan çıkararak herkesin yapabileceği bir faaliyet olduğunu aklımızdan çıkarmayalım.
Değerli hemşehrilerim: Dernekleşmenin kol kola çalışmanın önemini belirtmeye gerek yok ancak bu durum bize fazla uğramamış gözüküyor.
İstanbul Taşkaleliler Derneği olarak 1995 tarihinden bu yana faaliyettedir. Özverili başkan ve yönetim kurulu ile bu güne kadar varlığını sürdürdü ancak üyelerin desteği olmadığı takdirde ne kadar sürdüreceği meçhul, birkaç hemşehrimiz ihtiyacımız olduğunda destek veriyor ama taşıma suyla değirmen dönmez.
Asıl konumuz ise köyümüzün sahipsiz kalması hiç kimsenin taşın altına elini koymaması yukarıda da belirttiğim gibi köyümüzün ne cevherler yetiştirdiğini biliyoruz ancak geri dönüş oluyor mu hayır.
Değerli Öğretmenlerim: sizler köydeki öğrencilerimizin eğitimi için ileri seviyelere ulaşmaları için elinizde gelen hiçbir şey yok mu? Sorumluluk hissetmiyor musunuz? Bir eğitimci olarak insanları bilinçlendirmek için ne yapıyorsunuz? Mutlaka yapmanız gereken bir şey vardır, elinizi taşın altına niye koymuyorsunuz mazeret üretmeden bir düşünün.
İş adamlarımız geçici olarak yaptığınız bağışlar dışında köye yatırım için ne yaptınız? Tanıtım açısından yeteri kadar tanıtım yapılıyor sadece bunları değerlendirerek köyümüze gelir getirici girişimcilere ihtiyaç var. Elinizde olanak varken niçin bir girişimde bulunmuyorsunuz belki sizler için fazla bir kayıp olmaz ama köydeki gençleri orada tutmak için çok büyük değer, katkı olabilir.
Bürokrat ve müdürlerim: Devlet ve özel kuruluşlarda, üniversitelerde başarılar elde ediyorsunuz ancak bunları bir nebze de olsa köyünün kalkınması için çalıştığın kurumların olanaklarından doğup büyüdüğün köyüne katkın oluyor mu veya bir düşüncen var mı? Çalıştığınız kurumların acaba köye yardım edebileceği hiçbir şey yok mu? (Benim önem verdiğim, fikrim, köyümüze tarım. Ve hayvancılık ile ilgili bir fakültenin kurulması)
Avrupa görmüş ve kültürü almış hemşehirlerim yılda bir defa gelip suyunu içip havasını solumak acaba köyünüzün özlemini bitiriyor mu? Lütfen deneyimlerinizi köyünüze de aktarın.
Sanal ortamdaki köyüm sevdalıları güzel köyüm, seni çok özledim ve beğen butonuna basmaktansa fikir üreterek yardımcı olunsa.
Haksızlıkta yapmayalım köyü için elinden geldiğince hizmet eden maddi ve manevi katkı yapan ve keşke bize destek veren olsa da daha fazla, daha çok hizmet yapsak diyen hemşehirlerimiz var (herkes biliyor). Onlara teşekkür ederim.
Sonuç olarak en kısa zamanda bütün dernekler yönetim kurulunu toplamalı ve köyün geleceği için fikirler üretilmeli. Daha sonra dernek başkanları bir araya gelerek önerilen fikirleri değerlendirip bir rapor hazırlayarak hemşehirlerimizin desteği için kamuoyuna açıklanmalı, gelen olumlu olumsuz önerileri dikkate alarak nihai bir rapor hazırlayarak planlar yapılmalı, hangi konuda işlem yapılacaksa o konu ile ilgili köylümüzün desteğini almalıyız. Allaha şükür dünyaya yayılmış köylülerimiz var deneyim ve gözlemlerini aktara bilir v.b gibi.
Sağı Solu, İleriyi Geriyi, Ali’yi Veli’yi, Ayşe’yi Fatma’yı, şucu, bucu laflarını bırakalım hayatın gerçeklerine dönelim.
Köyün yok olmaması için düşüncen ve hayalin nedir seni endişelendirmiyor mu? O zaman birlik zamanı çok geç olmadan elimizi taşın altına koyalım.
Hiçbir Kişi ve Kurum Hedef Alınmamıştır.
Nevdet Ortauğurlu
Yorumlar
Kalan Karakter: