İnsanın doğduğu yer kaderimdir?"bence kaderidir "her ne kadar hayat şartları kendisini doğduğu yerden uzaklaştırsa da bir gün mutlaka kaderi kendisini doğduğu topraklara sürükler,kendisi beden olarak olmasa da ruhen doğduğu mahallede, şehirdedir.
Onüç bin 505 gün istanbulda hayatını sürdürmek zorunda kaldıktan sonra 2023 yılında bedenen ve ruhen Karamanda yaşamaya başlayan ve 1200 gün sonra tekrar oğlumun Haliç Üniversitesi mezuniyet törenine katılmak İstanbula gitmek zorunda kaldım,düşüncem bir kaç gün gezerim,arkadaşlarımı görürüm diye kendi aracım ile yola çıktım.İstanbuldan
Karamana döndükten sonra doğduğum topraklar beni kabul etmiş sen buranın adamısın demişti. Ve bedenim ruhum Karamanı sevmiş kendini ona göre motive etmişti.
Herşey yolunda devam ederken Bilecikten Sakarya nehrini takip ederek ilerlerken, her kilometrede bedenim ve ruhumda bazı hareketlenmeye oluşmaya başladı,aldığım nefesin ritmi değişti,içime sanki doğadaki bütün partiküller ile doldu ciğerim şoke olmuş bir biçimde isyan ediyordu sen buraların adamı değilsin fazla dayanamazsın Karamana dön diyordu İstanbula ilerlerken daha fazla isyan ediyordu ben diyordum biraz sabır.
Bedenim ise nemin etkisiyle sanki bütün gözenekler açılmış terliyorum ,İran yapıştırıcısı gibi yapış yapış oldum.
Gebze gişelerden İstanbula giriş yaptıktan sonra,kendime dedim ki trafiği unutmuş olabilirsin dikkatli git ve öyle yaptım ama ne mümkün Karamanda alışmışım bir fitesle kilometrelerce yol gitmeye beş metrede bir fites değiştiriyorsun, sekizyüz Km gelmişsin yorul mamışsın kırk km ikibuçuk saatte gittim, araçlar sanki bana hoşgeldin der gibi arkadan selektör yoklamalar, doksan derece sağda soldan önüne direksiyon kırmarlar,sanki şeyine girecekmiş gibi tampona yanşımalar,sanki anlamışlar gibi el hareketleri sen artık buranın adamı değilsin Karamana dön der gibi hareketler(ben öyle anladım)birde İstanbulda her ilçenin sürücülerinin hareketleri değişik ilçelerde iç içe olduğu için bir sürücüye alışıyorsun bir Km. sonra başka ilçeye geçtiğin için orayada alışmak zorunda kalıyorsun.
Havası,Trafiği böylede insanlar farklımı?Düşündüm de bugüne kadar istanbulda yaşasaydım,ben de bu insanlar gibi mi olacaktım tabiki olacaktım.Yolda yürürken
sanki acil bir yere yetişeceklermiş gibi yağa sola omuz atarak yürümeleri, hiç gülmemeleri,bezgi , solgun, yorgun yüzleri, trafikte geçen boş, üretmeyen saatleri gelecekleri için hayaller kurmaya çalışıp yarıda kalan hayellerini,akşam eve nasıl ekmek götürebilirim endişesini(bizim hiç olmazsa mayalımız var) gördüm.
Ya binalar Ucubeler , beton yığını haline gelmiş ,bir gökyüzünü göremediğin üstünü üstüne gelmiş binalar görürsün.
Yani Karamanlı hemşehrim sen sen ol Karamanı yaşa, Karamanda kal ,ama yaşarken ufkunu vizyonunu Karaman için geniş tut .Büyükşehirler bizler için yaşanacak yer değil, deneyim ile sabittir.
Yani arkadaşlar gezmeyi düşündüğüm İstanbula yirmi dört saat dayanabildim.
Huzuru bulduğum memleketime gece yarısı döndüm ve şükrettim.
İnsan isterse, hayal ederse mutlu olacağı kadar doğduğu yerde de büyük başarılar yakalayabilir,yeterki isteyen. Kalabalık şehirler insanı yer, farkında olamazsın birgün bakmışın,bir varmış bir yokmuş .
Onun için huzur bulduğun yerde yaşa

Yorumlar
Kalan Karakter: