Canhasan höyüğünü biliyor musunuz?
Çatalhöyüğe gittiniz mi?
Ya da Göbeklitepe’ye?
Ne gördünüz?
Kazı sonucu ortaya çıkarılmış kadim yaşam merkezleri.
Birinin üzerinden 9 bin, birinin üzerinden 12 bin yıl geçtiği söyleniyor. Yani 12 bin yıl önce orası da yerin üstünde, mâmur, canlı ve kıpır kıpır insanların yaşadığı bir yaşam alanı imiş. Şimdi ise insanların ancak belli bir katmana kadar kazmasıyla o günlere ait veriler ortaya çıkıyor.
Küllü men aleyha fân, ve yebqâ vechü ribbike zü’l celali ve’l ikrâm: “Oradaki her varlık fânîdir; bâkî kalacak olan sadece azamet ve ihtişam sahibi rabbinin zatıdır.” 55/Rahman, 26, 27
Bazen tarlanızda, bahçenizde önceden unutulmuş bir eşyanın, bir zamanlar bir kenarda duran bir taş yığınının zamanla toprağa karışmaya başladığına siz de şahit olmuşsunuzdur.
Eski köyünüzü bir ziyaretinizde bakın; çocukluğunuzun geçtiği yerlerin birçoğu değişime uğramış, yeryüzü sanki biraz yükselmiş de oraları yutmaya başlamış gibi gelir. Bunu, Karaman’ın bazı eski sokaklarında da görebilirsiniz.
Eski pulluklar, eski ev kalıntıları, eski çeşmeler, sokaklar… yavaş yavaş gömülmeye başlamıştır toprağın altına doğru.
Hatta birçoğumuzun yaşadığı yere yakın birçok eski yerleşim yeri kalıntısı -ki çoğuna höyük denir- ibretlik bir manzara olarak yarı toprağa karışmış halde olduğu yerden çok şey söyler bize. Çok uzağa gitmeye gerek yok. Şimdilerde burnumuzun dibinde “Canhasan Höyüğü” kazıları yürütülüyor. Orda da durum aynı.
Bu yazı kafamda şekillenirken bir taraftan da yazıya dökmeye çalıştığım esnada bir belgesel kanalında önüme “Kaman Kalehöyük Belgeseli” çıkıverdi. Zaten bir insanın ilgisi neye ise etrafında onunla ilgili konular hemen önüne çıkıveriyor. Bazıları buna “evrenin veya karma’nın armağanı” der. Ama bizce bu bir anlamda insanın derdi ve ilgisine sunulan ilahi bir ödüldür.
Neyse konumuza dönecek olursak; diyordu ki, belgeselde konuşan kazı başkanı Japon Dr. Sachihiro Omura: “Her katmanda bir medeniyetle karşılaşıyoruz…” Aşağıda verilen resmi bilgilere ek olarak şunları ekliyor Dr. Omura; “Ayrıca Hitit, Selçuklu, Asur medeniyet tabakaları da buluntular arasında yer almaktadır.”
“Höyükte yapılan kazı çalışmalarında, İlk Tunç çağından başlayan ve Osmanlı dönemine kadar devam eden bir iskanın varlığı saptanmıştır. Kalehöyük’te bu güne kadar saptanmış kültür katmanları şu şekilde özetlenebilir: I.Kat: Osmanlı Dönemi (15-17yy) Ia,Ib II.Kat: Demir Çağı (M.Ö.12-4 yy) IIa , IIb, IIc , IId III.Kat: Orta ve Geç Bronz Çağı: (İ.Ö. 20-12 yy) III a, IIIb, IIIc IV.Kat: Erken Bronz Çağı: (M.Ö.23-20 yy) IVa, IVb.” https://kaman.gov.tr/kalehoyuk-arkeoloji-enstitusu-ve-muzesi
Ben, dalganın sadece denizlerde olduğunu sanıyordum. Bunları duyunca dedim ki: “yoksa toprakta mı dalgalanıyor? Ve asırlar süren aralıklarla gelen bu dalgalar, bir medeniyeti altına alırken yeni bir medeniyete zemin mi hazırlıyor?”
Yorumlar
Kalan Karakter: