Durun!
Yazıya başlamadan önce ayaklarınıza ve ayakkabılarınıza bakmanızı rica ediyorum.
Hani çamurlu bir yoldan geçeriz de batmış mı diye şöyle ayağımızı sağa sola kaldırarak, yanlarına, üstüne, altına bakarız ya. Tıpkı öyle.
İnsan hayatı boyunca hep bir şeylerin mücadelesini verecektir. Bir idealin peşinde koşacak, bir sevdanın ardı sıra yürüyecektir. Bu yürüyüş esnasında bu yoldan bir şeyler bulaşacaktır üstüne başına.
Baktınız mı?
Batmış mı biraz?
Çamur yoksa da toz vardır biraz.
Zira ne kadar modern bir şehirde yaşarsak yaşayalım, o ayaklar mutlaka tozlanacaktır.
Ama hangi yolda?
Nerede?
O tozlar bir şahittir.
Bir delildir.
Hayat bir yol. İnsansa bir yolcu. Varış yeri ahiret. Ahirette ise bizi bekleyen nihai iki akıbet…
Akıbetin neresi olacağı,
Yolcunun yoluna,
Yol arkadaşına,
Ve Yol azığına bağlı…
Yol müsteqım,
Arkadaş sadık,
Azık takva olmalı…
YOL: "Ey Âdemoğulları! Size şeytana tapmayın, çünkü o sizin apaçık bir düşmanınızdır" demedim mi? "Ve bana kulluk ediniz, doğru yol budur" demedim mi?” 36/Yasin, 60, 61
ARKADAŞ: “Kim Allah'a ve Resûl'e itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine lütuflarda bulunduğu peygamberler, sıddîkler, şehidler ve salih kişilerle beraberdir. Bunlar ne güzel arkadaştır!” 4/Nisa, 69
AZIK: “… (Ey müminler! Ahiret için) azık edinin. Bilin ki azığın en hayırlısı takvâdır. Ey akıl sahipleri! Benden (emirlerime muhalefetten) sakının.” 2/ Bakara, 197
Evet insan bu hayat yolculuğunda zihnen ve bedenen hep bir yolculuk içindedir.
Ama Allah Rasulü’nden çağları aşıp bize gelen bir müjde var; diyor ki: “ALLAH YOLUNDA AYAKLARI TOZLANAN BİR KULA CEHENNEM ATEŞİ DOKUNMAZ.” (Buhârî, Cihâd 16)
Dolayısı ile insan, zihnini, ayağını, bedenini hatta hizmetine verilen aracını Allah yolunda bir nefer/kul olarak değerlendirmeli ki bu yolda üzerine konan tozlar, yani ödediği bedeller onu cehennem ateşinden korusun.
Yeryüzündeki yaşam tarzlarının tümü birer yol.
Tüm insanlar bir yolun yolcusu.
Tüm yollar Allah’a çıkar ama varanın varış şekli ve akıbet aynı olmaz.

Yorumlar
Kalan Karakter: